Al-Israa
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
وَإِذَآ أَرَدْنَآ أَن نُّهْلِكَ قَرْيَةً أَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُوا۟ فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا ٱلْقَوْلُ فَدَمَّرْنَـٰهَا تَدْمِيرًا 16 وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِنَ ٱلْقُرُونِ مِنۢ بَعْدِ نُوحٍ ۗ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا 17
16- Bir ülkeyi helâk etmek istediğimiz zaman, onun refahtan şımarmış elebaşılarına (Allah'a itaati) emrederiz, ancak onlar orada fâsıklık ederler. Böylece üzerlerine (azap) sözü hak olur. Biz de orayı yerle bir ederiz. 17- Nûh’tan sonra nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını bilen ve gören olarak Rabbin yeter.
16. Yüce Allah, bize şunu haber vermektedir: O, zalim ülkelerden herhangi birisini helak etmeyi, azap ile kökten yok etmeyi dilerse oranın nimet ve refahtan şımarmış olanlarına kaderî emrini verir, onlar da “orada fâsıklık ederler.” Azgınlıkları artar durur. Sonunda “üzerlerine” geri çevrilmesi imkânsız olan azap “sözü hak olur. Biz de orayı yerle bir ederiz.”
17. “Nûh’tan sonra nice nesilleri helak ettik.” Allah’ın Nûh kavminden sonra Ad, Semûd, Lût kavmi vb. gibi azap ile helâk ettiği pek çok ümmet vardır. Yüce Allah, onların azgınlıkları artıp küfürleri çoğalınca üzerlerine büyük bir ceza ve azap indirmişti. “Kullarının günahlarını bilen ve gören olarak Rabbin yeter.” O nedenle O’nun haksızlık edeceğinden yana korkmasınlar. Zira O, onları ancak yaptıklarına karşılık cezalandırır.