Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · Ibrahim
Sura ta 14

Ibrahim

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Aya ta 27

يُثَبِّتُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱلْقَوْلِ ٱلثَّابِتِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ وَيُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلظَّـٰلِمِينَ ۚ وَيَفْعَلُ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ 27

27- Allah iman edenlere dünya hayatında da âhirette de sağlam sözle sebat verir. Allah zulmedenleri de saptırır. Allah ne dilerse yapar.

27. Yüce Allah mü’minleri, yani azaların amellerini gerektiren ve onları meyve olarak veren tam bir kalbî imanı gerçekleştiren kullarına sebat vereceğini bildirmektedir. Bu da onları “dünya hayatında” şüphelerin yoğunlaştığı zamanlarda yakîne iletmesi, şehevi arzuların ortaya çıkması halinde de Allah’ın sevdiği şeyleri, nefsin arzu ve isteklerine öncelemeye dair kesin ve kararlı bir irade vermesi suretiyle olur. “Âhirette de” ölüm esnasında İslâm dini üzere, güzel bir akıbet ile can vermelerini, kabirde de meleklerin soru sorması sırasında doğru cevap vermelerini sağlamak suertiyle sebat verir. Böylece melekler, ölüye: Rabbin kim?, Dinin ne?, Peygamberin kim? diye sorduklarında[37] mü’min: “Rabbim Allah, dinim İslâm, peygamberim de Muhammeddir” der. “Allah zulmedenleri” dünyada da âhirette de doğruya isabet ettirmemek sureti ile “saptırır. Allah ne dilerse yapar.” Allah onlara zulmetmez; fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdir. Bu âyet-i kerimede kabir sualine, azap ve nimetine dair delil vardır. Nitekim kabir azabı, bu azabın nitelikleri, kabrin nimeti ve sualine dair Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den de tevâtür derecesine ulaşan naslar gelmiştir.