محمد
هذا تفسير بلغة غير العربية كما هو في Quranic Universal Library (واختصارها QUL، من Tarteel)، مأخوذًا من النسخة المفتوحة لبيانات QUL التي يحتفظ بها spa5k/tafsir_api. لا يذكر سجلّ QUL من كتبه أو ترجمه ولا أي طبعة مطبوعة يتبعها، ولا يذكر ترخيصًا للنص، ولذلك لم يُتحقق من حق عرضه. لم يقارنه أحد بكتاب مطبوع، ولم يراجعه أحد من العلماء. يقف كل مقطع بجانب الآيات التي يعلّق عليها، وهي نص القرآن من Tanzil كما هو عنده. لم يكتب سبيل شيئًا منه ولم يترجمه.
النص منQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITأُخذ في 2026-10-21
فَهَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً ۖ فَقَدْ جَآءَ أَشْرَاطُهَا ۚ فَأَنَّىٰ لَهُمْ إِذَا جَآءَتْهُمْ ذِكْرَىٰهُمْ ١٨
18- Onlar ille de kıyametin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar? İşte onun alâmetleri gelmiştir. Kıyamet başlarına geldiğinde öğüt almaları neye yarar ki?
18. Yani bu inkarcılar “ille de kıyametin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?” Kendileri farkında olmaksızın ansızın gelmesini mi gözetliyorlar? “İşte onun” yakın olduğuna delil teşkil eden “Kıyamet başlarına geldiğinde öğüt almaları neye yarar ki?” Kıyamet gelip onları bulduğunda, ecelleri sona erdiğinde artık öğüt almalarının ve mazeretlerinin kabul edilmesinin kendileri için mümkün olacağını mı sanıyorlar? Hayır! Böyle bir şey artık geçmiş, öğüt alma vakti geride kalmış olacaktır. Onlar, öğüt alacak kimsenin öğüt alabileceği kadar bir ömür yaşamışlar ve kendilerine uyarıp korkutan peygamberler de gelmiştir. Bu ifadeler, ölüm ansızın gelmeden önce gerekli hazırlıkları yapmaya teşvik etmektedir. Çünkü insanın ölümü kıyametinin kopması demektir.