سیدھے مواد پر جائیں
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-A'raaf
سورت 7

Al-A'raaf

یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔

متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا

آیات 55–56

ٱدْعُوا۟ رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً ۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُعْتَدِينَ 55 وَلَا تُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ بَعْدَ إِصْلَـٰحِهَا وَٱدْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًا ۚ إِنَّ رَحْمَتَ ٱللَّهِ قَرِيبٌ مِّنَ ٱلْمُحْسِنِينَ 56

55- Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Gerçek şu ki O, haddi aşanları sevmez. 56- Islah edilmişken yeryüzünde fesat çıkarmayın. O’na korku ve ümitle dua edin. Şüphesiz Allah’ın rahmeti, ihsan sahiplerine yakındır.

55. “Rabbinize… dua edin.” Buradaki duanın kapsamına hem Allah’tan istekte bulunmak için yapılan dua, hem de ibadet anlamındaki dua girmektedir. Yüce Allah kendisine “yalvara yakara” ısrarla istekte bulunarak ve ibadetlere de devam ederek “ve gizlice dua edin” diye emretmektedir. Yani duanız, riyanın bulaşacağından korkulacak şekilde açık ve aleni olmasın. Aksine Yüce Allah’a ihlasla ve sessizce dua edin. “Gerçek şu ki O, haddi” bütün hususlarda sınırları “aşanları sevmez.” Kulun Yüce Allah’tan kendisine uygun olmayan bir dilekte bulunmak yahut da istekte aşırı gitmek ve yapmacık davranmak ya da dua ederken sesi aşırı yükseltmek gibi. Bütün bu hususlar yasak kılınmış olan haddi aşmanın kapsamı içerisindedir.

56. İtaatler ile “ıslah edilmişken yeryüzünde” masiyetler işlemek sureti ile “fesat çıkarmayın.” Çünkü masiyetler ahlakı, amelleri ve rızıkları bozar. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“İnsanların kendi elleri ile kazandıklarından ötürü karada ve denizde fesat başgösterdi.”(en-Nur, 30/41) Diğer taraftan taatler ile de ahlak, ameller, rızıklar, dünya ve âhiret halleri salah bulur, düzene girer. “Ona korku ve ümitle dua edin”; yani O’nun cezasından korkarak ve mükâfaatını umarak, kabul edileceğini umarak ve reddedileceğinden korkarak dua edin. Yoksa kendisini beğenen ve kendini gerçek konumundan yukarıda kabul edip Rabbinden ukalaca isteklerde bulunan kimse yahut da gafil ve kalbi başka şeylerle oyalanıp duran kimse gibi dua etmeyin. Yüce Allah’ın, dua adabı ile ilgili olarak zikrettiklerinden anlaşılanlar özetle şudur: Dua ihlas içinde ve yalnızca Allah’a yapılmalıdır. Çünkü duanın gizli yapılmasının ihtiva ettiği mana budur. Yine dua, gizlice ve sessizce yapılmalı, kalp korku ve ümit içinde olmalıdır. Gafil, duasının kabul edileceğinden emin ya da kabul edilip edilmemesine aldırış etmeyen bir halde olmamalıdır. Bu şekilde dua etmek, duanın ihsan ile yapılması demektir. İhsan ise bütün ibadetlerde gayretin tümünü ortaya koymak, o ibadeti tam anlamı ile ve herhangi bir şekilde eksik içermeksizin eda etmek demektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Şüphesiz Allah’ın rahmeti ihsan sahiplerine yakındır.” Yani Allah'ın rahmeti, Allah’a ibadetinde ihsan sahibi olup Allah’ın kullarına da ihsanda bulunan kimselere yakındır. Kulun ihsanı ne kadar çok olursa Rabbinin rahmetine o kadar yakın olur. Rabbi de rahmeti ile ona o kadar yakın olur. Bu buyruklarda -açıkça görüleceği gibi- ihsana büyük bir teşvik vardır.