سیدھے مواد پر جائیں
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Muminoon
سورت 23

Al-Muminoon

یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔

متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا

آیات 75–77

وَلَوْ رَحِمْنَـٰهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِم مِّن ضُرٍّ لَّلَجُّوا۟ فِى طُغْيَـٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ 75 وَلَقَدْ أَخَذْنَـٰهُم بِٱلْعَذَابِ فَمَا ٱسْتَكَانُوا۟ لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ 76 حَتَّىٰٓ إِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا ذَا عَذَابٍ شَدِيدٍ إِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ 77

75- Eğer onlara merhamet edip de başlarındaki sıkıntıyı kaldırsaydık yine azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederlerdi. 76- Andolsun ki onları azaba uğrattık; ama onlar Rablerine boyun eğmediler ve yalvarıp yakarmadılar. 77- Nihâyet üzerlerine şiddetli bir azabın kapısını açacağımız zaman onlar, o azabın içinde ümitsiz kalakalırlar.

75. Bu buyruk, onların azgınlıklarının ve inatlarının aşırı derecede olduğunu beyan etmektedir. Onlara herhangi bir sıkıntı gelip çatacak olursa Allah’a dua eder, iman etmeleri için bu sıkıntıyı açıp gidermesini isterler yahut onları bir şeyle imtihan edecek olursa Allah’a yalvarır, tevbe etmeleri için o belayı gidermesini isterler. Ama Yüce Allah sıkıntılarını açıp giderecek olursa yine azgınlıkta inat eder sapkınlıklarını sürdürürler. Yani şaşkın bir halde küfürlerine devam ederler. Nitekim Yüce Allah, denizdeki yolculuklarında bunu dile getirmektedir. Şöyle ki onlar, gemide bir fırtınaya yakalandıklarına dinlerini Allah’a halis kılarak yalnız O’na dua eder ve O’na koştukları ortakları unuturlar. Ancak onları kurtardığı zaman şirk ve diğer günahlarla yeryüzünde azgınlık etmeyi sürdürürler.

76. “Andolsun ki onları azaba uğrattık...” Müfessirlerin açıklamalarına göre bununla kastedilen, Mekkelilerin yedi yıl boyunca açlık/kıtlık ile imtihan edilmeleridir. Allah zillet ve teslimiyet ile kendisine dönsünler diye onları böyle bir belâya maruz bırakmıştır. Ancak bunun, onlara hiçbir faydası olmamıştır. “ama onlar Rablerine boyun eğmediler” O’nun huzurunda zillet göstererek itaate yönelmediler “ve yalvarıp yakarmadılar.” O’na dua ve niyaz ile muhtaç olduklarını arz etmediler. Aksine bu açlık, üzerlerinden gelip geçti ve adeta başlarına böyle bir musibet gelmemiş gibi azgınlıklarını, küfürlerini sürdürmeye devam ettiler. Ancak bundan sonra geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap daha bulunmaktadır. Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğu ile dile getirilmektedir:

77. “Nihâyet üzerlerine” Bedir gününde öldürülmeleri ve buna benzer “şiddetli bir azabın kapısını açacağımız zaman onlar, o azabın içinde” her türlü hayırdan yana “ümitsiz kalakalırlar.” Felaket ve onun sebebleri mevcuttur. O halde geri çevrilmesi mümkün olmayan Allah’ın o şiddetli azabı inmeden önce sakınsınlar. Çünkü Allah’ın geri çevrilmeyecek bu azabı, dünyevi bir azap gibi değildir. Zira dünyevi azap bir süre sonra onların yakasını bırakabilir. Nitekim Allah’ın kullarını tedip ettiği dünyevi cezalar bu kabildendir. Bu hususta Allah şöyle buyurmaktadır:“İnsanların kendi elleri ile kazandıklarından ötürü karada ve denizde fesad başgösterdi. Bu, işlediklerinin bazısını onlara tattırsın diyedir, belki dönerler.”(er-Rûm, 30/41)