At-Tur
Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.
Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21
وَإِن يَرَوْا۟ كِسْفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطًا يَقُولُوا۟ سَحَابٌ مَّرْكُومٌ 44 فَذَرْهُمْ حَتَّىٰ يُلَـٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى فِيهِ يُصْعَقُونَ 45 يَوْمَ لَا يُغْنِى عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ 46
44- Eğer onlar gökten bir parçayı (azap olarak üzerlerine) düşerken görseler: “Bu, üst üste yığılmış bir buluttur” derler. 45- O nedenle ölüp yere yığılacakları günle karşılaşana kadar onları kendi hallerine bırak. 46- O gün tuzakları kendilerine hiçbir fayda sağlamayacak ve onlara yardım da edilmeyecektir.
44. Yüce Allah, apaçık hakkı yalanlayan müşriklere dair açıklamalarda bulunurken onların hakka karşı inatla direndiklerini ve bâtıllarına sımsıkı yapışıp onun üzerinde donuklaştıklarını, hakka dair bütün deliller ortaya konulacak olsa dahi ona tabi olmayıp muhalefet ederek inatlarını sürdüreceklerini beyan etmek üzere şöyle buyurmaktadır:“Eğer onlar gökten bir parçayı düşerken” gökten göz kamaştırıcı bir mucize olarak pek büyük azap parçalarının üzerlerine düştüğünü “görseler: Bu üst üste yığılmış bir buluttur, derler.” Yani bu normal olarak üst üste gelmiş yığılı bulutlardır. Bu da şu demektir: Onlar görecekleri mucizelere aldırmayacaklar, onlardan ibret almayacaklardır. Böylelerinin azaba uğratılmaktan ve ibretli cezaya çarptırılmaktan başka bir çareleri yoktur. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
45. “O nedenle ölüp yere yığılacakları günle karşılaşana kadar onları kendi hallerine bırak.” Bu gün, asla ölçüsü tasavvur olunamayacak ve hiçbir şekilde nitelendirilemeyecek büyük bir azabın kendilerine isabet edeceği Kıyamet günüdür.
46. “O gün tuzakları kendilerine” az olsun çok olsun “hiçbir fayda sağlamayacak” Dünyada onların azıcık bir süre sürdürebilecekleri bazı planları, tedbirleri ve tuzakları bulunsa dahi Kıyamet gününde bu tuzakları yok olup gidecek ve çalışmaları boşa çıkacaktır. Allah’ın azabına karşı “onlara yardım da edilmeyecektir.” Kimse kendilerine yardımcı olamayacaktır.