Adh-Dhaariyat
Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.
Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21
وَفِى ثَمُودَ إِذْ قِيلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا۟ حَتَّىٰ حِينٍ 43 فَعَتَوْا۟ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّـٰعِقَةُ وَهُمْ يَنظُرُونَ 44 فَمَا ٱسْتَطَـٰعُوا۟ مِن قِيَامٍ وَمَا كَانُوا۟ مُنتَصِرِينَ 45
43- Semûd’da da. Hani onlara:“Bir süreye kadar (dünyadan) faydalanın (bakalım)” denilmişti. 44- Onlar da Rablerinin emrine uymayıp azgınlık ettiler. Bu yüzden kendi gözleri önünde o yıldırım onları yakalayıverdi. 45- Artık ne ayağa kalkabildiler, ne de kendilerini kurtarabildiler.
43-44. “Semûd’da da” pek büyük bir ibret vardır. Allah onlara Salih aleyhisselam’ı peygamber olarak göndermiş, onlar da onu yalanlamış ve ona karşı inatla direnmişlerdi. Allah insanların gözlerini ve basiretlerini açacak bir mucize olmak üzere ona dişi deveyi göndermişti. Ancak bu da onların inatla başkaldırışlarından ve nefretle uzaklaşmalarından başka bir şeylerini artırmadı. “Bu yüzden kendi gözleri önünde” gözleri ile başlarına gelen cezaya bakarlarken “o yıldırım” yani helâk edici pek büyük ve korkunç bir çığlık “onları yakalayıverdi.”
45. “Artık ne ayağa kalkabildiler” ve böylelikle azaptan kaçabildiler “ne de kendilerini kurtarabildiler.”