Ruka hadi kwenye maudhui
Tafsir As-Saadi - Turkish · Muhammad
Sura ya 47

Muhammad

Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.

Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21

Aya 1–3

ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ أَضَلَّ أَعْمَـٰلَهُمْ 1 وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَءَامَنُوا۟ بِمَا نُزِّلَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَهُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ ۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ 2 ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱتَّبَعُوا۟ ٱلْبَـٰطِلَ وَأَنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّبَعُوا۟ ٱلْحَقَّ مِن رَّبِّهِمْ ۚ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ أَمْثَـٰلَهُمْ 3

1- Kâfir olup Allah’ın yolundan alıkoyanların amellerini Allah boşa çıkartır. 2- İman eden, salih ameller işleyen ve Muhammed’e indirilene -ki o, Rablerinden gelen hakkın ta kendisidir- iman edenlerin ise kötülüklerini örter ve hallerini düzeltir. 3- Bunun sebebi, kâfir olanların batıla uymaları, iman edenlerin ise Rablerinden gelen hakka uymalarıdır. İşte Allah, insanlara misallerini/durumlarını böyle açıklar.

(Medine’de inmiştir. 38 âyettir)

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.

1. Bu âyet-i kerimeler, mü’minlerin mükâfatlarını, isyankârların cezasını ve bunların sebebini ifade etmekte ve insanları bu hususlardan gereği gibi ibret almaya davet etmektedir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Allah’ı ve âyetlerini inkâr ederek “kâfir olup” hem kendilerini hem başkalarını, peygamberlerin davet ettiği şeylere iman etmek ve onlara tabi olmak demek olan “Allah’ın yolundan alıkoyanların” ve bu özellikleriyle küfrün elebaşılığını ve sapıklığın önderliğini yapanların “amellerini” Allah “boşa çıkartır.” Amelleri sebebiyle Allah, onları bedbaht kılar. Bu, hem onların hakka ve Allah’ın dostlarına karşı tuzak kurmak üzere hazırladıkları amellerini kapsamaktadır ki Allah, onların tuzaklarını başlarına geçirir ve maksatlarına uygun hiçbir sonuç elde edemezler. Hem de karşılığında mükâfat alacaklarını umdukları amellerini kapsar ki Yüce Allah, onları da boşa çıkartır. Buna sebep ise onların batıla tabi olmalarıdır. Batıl ise put ve heykellere ibadet etmek başta olmak üzere kendisiyle Allah rızasının gözetilmediği her türlü maksat ve yöneliştir. Batıla yardım olsun diye yapılan ameller batıl olduklarından dolayı bu uğurda yapılan tüm ameller batıldır.

2. Allah’ın genel olarak bütün rasûllerine “iman eden” özellikle de “Muhammed’e indirilene” inanan ve üzerlerinde bulunan -vacib ve müstehap kabilinden- gerek Allah’ın haklarını gerekse de kulların haklarını yerine getirerek “salih ameller işleyen” kimselerin ise Allah, “kötülüklerini” küçükleriyle, büyükleriyle “örter.” Kötülükleri örtüldüğü takdirde de hem dünya hem de âhiret azabından kurtulurlar. “...ve hallerini düzeltir.” Yani onların dinlerini, dünyalarını, kalplerini ve amellerini düzeltir. Mükâfat ve sevaplarını da artırarak, arındırarak düzeltir, kısaca her türlü hallerini düzeltir.

3. Buna sebep ise onların “Rablerinden gelen hakka uymalarıdır.” Hak; doğruluk, kesin inanç ve Rablerinden gelen bu yüce Kur’ân’ın ihtiva ettiği gerçeklerdir. Bu Kur’ân’ı, insanları nimetleri ile besleyen, görüp gözeten, lütfuyla onların işlerini çekip çeviren indirmiştir. O, onları hak ile terbiye etmiş, onlar da bu hakka uyduklarından ötürü işleri salâh bulmuştur. Onların nihai maksatları, bâki ve apaçık hak olan Allah’a ait hak ile alakalı olduğundan, onları buna ulaştıran yol da buna elverişli, kalıcı ve mükâfaatı da bâki olan bir yoldur. “İşte Allah, insanlara misallerini/durumlarını böyle açıklar.” Çünkü Yüce Allah, onlara kimlerin hayırlı, kimlerin şerli olduğunu açıklamış, onların her birinin hangi niteliklerle tanınıp ayırt edilebileceklerini belirtmiştir:“Ta ki helâk olan kişi apaçık bir delil üzere helâk olsun. Hayatta kalan kişi de apaçık bir delil üzere yaşasın.”(el-Enfâl, 8/42)