U bood nuxurka
Tafsir As-Saadi - Turkish · At-Tawba
Suuradda 9

At-Tawba

Kani waa tafsiir ku qoran luqad aan Carabi ahayn sida uu ugu jiro Quranic Universal Library (QUL, ee Tarteel), oo laga qaaday nuqulka furan ee xogta QUL ee spa5k/tafsir_api haysto. Diiwaanka QUL ma sheegayo cidda qortay ama tarjumay ama daabacaadda la daabacay ee uu raacayo, mana caddaynayo shatiga qoraalka, sidaas darteed xaqa muujintiisa lama xaqiijin. Qofna ma barbardhigin buug la daabacay, aqoonyahanna ma dib u eegin. Qayb kasta waxay ag taagan tahay aayadaha ay ka hadlayso, kuwaas oo ah qoraalka Quraanka ee Tanzil, sida uu ugu yaal halkaas. Sabīl wax ka mid ah ma qorin, mana tarjumin.

Qoraalka waxaa laga helayQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITla qaaday 2026-10-21

Aayadaha 53–54

قُلْ أَنفِقُوا۟ طَوْعًا أَوْ كَرْهًا لَّن يُتَقَبَّلَ مِنكُمْ ۖ إِنَّكُمْ كُنتُمْ قَوْمًا فَـٰسِقِينَ 53 وَمَا مَنَعَهُمْ أَن تُقْبَلَ مِنْهُمْ نَفَقَـٰتُهُمْ إِلَّآ أَنَّهُمْ كَفَرُوا۟ بِٱللَّهِ وَبِرَسُولِهِۦ وَلَا يَأْتُونَ ٱلصَّلَوٰةَ إِلَّا وَهُمْ كُسَالَىٰ وَلَا يُنفِقُونَ إِلَّا وَهُمْ كَـٰرِهُونَ 54

53- De ki:“İster gönülden gelerek isterse de gönülsüz olarak infak edin (fark etmez, zira) sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, fâsık bir topluluk oldunuz.” 54- İnfaklarının onlardan kabul edilmesini engelleyense sadece şudur: Onlar, Allah’ı ve Rasûlünü inkar ederler, namaza ancak üşene üşene gelirler ve infâklarını da ancak istemeye istemeye yaparlar.

53. Yüce Allah, münafıkların infaklarının boşa gideceğini açıklamakta ve bunun sebebini de söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: Onlara “de ki: İster gönülden” içinizden “gelerek isterse de gönülsüz olarak” istemeye istemeye, zorla “infak edin (fark etmez, zira) sizden asla” amellerinizin hiç birisi “kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, fasık” Allah’a itaatin dışına çıkan “bir topluluk oldunuz.”

54. Daha sonra Yüce Allah, onların ne tür bir fasıklık içinde olduklarını ve amellerinin niteliklerini şu buyrukları ile beyan etmektedir:“Onlar, Allah’ı ve Rasûlünü inkar ederler.” Bütün amellerin kabul edilebilmesi için iman şarttır. Bunların ise imanları da salih amelleri de yoktur. Hatta bedenî amellerin en faziletlisi olan namaza kalkacak olurlarsa üşene üşene, tembel tembel kalkarlar. Nitekim Yüce Allah bunu da açıklayarak şöyle buyurmaktadır:“Namaza ancak üşene üşene gelirler” yani namaz onlara o kadar ağır gelir ki, neredeyse namaz kılmayacaklardır; kıldıkları vakit de isteksizlikten kaynaklanan bir nedenle işi ağırdan alırlar. “İnfâklarını da ancak istemeye istemeye yaparlar.” Gönül hoşluğu ile ve bu konuda sebat ve kararlılık ile infâkta bulunmazlar. Burada onlar gibi davrananlar çok ileri derecede yerilmektedir. Kulun namaza hem bedeni hem de kalbi ile canlı ve istekli bir halde gitmesi gerekir. Yine ancak gönül hoşluğu ile ve sebat bulmuş bir kalple, mükâfatını da yalnızca Yüce Allah’tan bekleyerek infakta bulunmalıdır, münafıklara benzememelidir.