Al-Maaida
Kani waa tafsiir ku qoran luqad aan Carabi ahayn sida uu ugu jiro Quranic Universal Library (QUL, ee Tarteel), oo laga qaaday nuqulka furan ee xogta QUL ee spa5k/tafsir_api haysto. Diiwaanka QUL ma sheegayo cidda qortay ama tarjumay ama daabacaadda la daabacay ee uu raacayo, mana caddaynayo shatiga qoraalka, sidaas darteed xaqa muujintiisa lama xaqiijin. Qofna ma barbardhigin buug la daabacay, aqoonyahanna ma dib u eegin. Qayb kasta waxay ag taagan tahay aayadaha ay ka hadlayso, kuwaas oo ah qoraalka Quraanka ee Tanzil, sida uu ugu yaal halkaas. Sabīl wax ka mid ah ma qorin, mana tarjumin.
Qoraalka waxaa laga helayQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITla qaaday 2026-10-21
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُونُوا۟ قَوَّٰمِينَ لِلَّهِ شُهَدَآءَ بِٱلْقِسْطِ ۖ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَـَٔانُ قَوْمٍ عَلَىٰٓ أَلَّا تَعْدِلُوا۟ ۚ ٱعْدِلُوا۟ هُوَ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَىٰ ۖ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ 8
8- Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan ve adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsiz davranmaya sürüklemesin. Adil olun; çünkü o takvâya daha yakındır. Allah’tan korkup sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
8. “Ey” iman etmeleri emredilen şeylere “iman edenler!” İmanınızın gereğini yerine getirin ve “Allah için hakkı ayakta tutan ve adaletle şahitlik eden kimseler olun.” Zahir ve batın bütün hareketlerinizi adaleti ayakta tutarak yerine getirin. Bunu da dünyevî herhangi bir maksatla değil yalnız Allah için yapın. Tam anlamı ile adaleti amaçlayın. Söz ve davranışlarınızda ileri de gitmeyin, kusurlu davranarak geride de kalmayın. Yakın-uzak, dost-düşman herkese karşı da böyle davranın. “Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsiz davranmaya sürüklemesin.” Adil olmayan ve adaleti gözetmeyen kimselerin yaptıkları gibi yapmayın. Aksine siz yakın dostunuzun lehine şahitlik ettiğiniz gibi gerektiğinde aleyhine de şahitlik edin. Düşmanınızın aleyhinde şehadette bulunduğunuz gibi gerektiğinde lehine de şahitlik edin. İsterse kâfir yahut bid’atçi olsun, yine de onun hakkında adaletli davranmak ve onun getirdiği hakkı kabul etmek gerekir. Bunu da hak o olduğu için yapmalıdır, yoksa o söyledi diye değil. Yine o söyledi diye hakkı da reddetmemelidir. Böyle yapılacak olursa hakka haksızlık yapılmış olur. “Adil olun çünkü o takvâya daha yakındır” yani ne kadar adaletli davranmaya gayret ederseniz, adalet gereğince uygulama yapmak için bütün gücünüzü ne kadar ortaya koyarsanız bu, kalplerinizin takvâya ulaşmasına daha bir yakındır. Adalet tam oldu mu takvâ da tam olur. “Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” Dolayısyla da hayrıyla, şerriyle, küçüğüyle büyüğüyle amellerinizin karşılığı -hem dünyada hem de âhirette- verecektir.