U bood nuxurka
Tafsir As-Saadi - Turkish · Ibrahim
Suuradda 14

Ibrahim

Kani waa tafsiir ku qoran luqad aan Carabi ahayn sida uu ugu jiro Quranic Universal Library (QUL, ee Tarteel), oo laga qaaday nuqulka furan ee xogta QUL ee spa5k/tafsir_api haysto. Diiwaanka QUL ma sheegayo cidda qortay ama tarjumay ama daabacaadda la daabacay ee uu raacayo, mana caddaynayo shatiga qoraalka, sidaas darteed xaqa muujintiisa lama xaqiijin. Qofna ma barbardhigin buug la daabacay, aqoonyahanna ma dib u eegin. Qayb kasta waxay ag taagan tahay aayadaha ay ka hadlayso, kuwaas oo ah qoraalka Quraanka ee Tanzil, sida uu ugu yaal halkaas. Sabīl wax ka mid ah ma qorin, mana tarjumin.

Qoraalka waxaa laga helayQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITla qaaday 2026-10-21

Aayadaha 32–34

ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ رِزْقًا لَّكُمْ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلْفُلْكَ لِتَجْرِىَ فِى ٱلْبَحْرِ بِأَمْرِهِۦ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلْأَنْهَـٰرَ 32 وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ دَآئِبَيْنِ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ 33 وَءَاتَىٰكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ ۚ وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ ۗ إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ 34

32- Gökleri ve yeri yaratan, gökten su indirip de onunla size rızık olarak türlü türlü ürünler bitiren, emri ile denizde akıp gitsin diye gemileri emrinize amade kılan ve nehirleri emrinize veren, Allah’tır. 33- (Yörüngelerinde) aralıksız hareket eden güneşi ve ayı istifadenize veren, geceyi ve gündüzü faydanıza sunan da O’dur. 34- O, size kendisinden istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Gerçekten insan, çok zalim ve çok nankördür.

32. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Gökleri ve yeri” genişliklerine ve azametlerine rağmen tek başına “yaratan, gökten su indirip de onunla” Allah’ın bulutlardan indirdiği yağmur ile “size” ve hayvanlarınıza “rızık olarak türlü türlü ürünler” mahsüller “bitiren, emri ile denizde akıp gitsin diye gemileri” ve diğer deniz araçlarını “emrinize amade kılan” size bu gemileri yapma imkânını kolaylaştıran ve bu gücü veren, suyun akıntısı üzerinde sizi ve sizin ticaret mallarınızı, eşyalarınızı gitmek istediğiniz yere taşımanızı sağlayan, “ve nehirleri” ekinlerinizi ve ağaçlarınızı sulaması ve onlardan içesiniz diye “emrinize veren Allah’tır.”

33. “(Yörüngelerinde) aralıksız” kesintisiz olarak, durup dinlenmeden “hareket eden güneşi ve ayı” zamanı hesaplamak, bedenlerinizin, hayvanlarınızın, ekin ve mahsullerinizin çeşitli menfaatlerini karşılamak üzere “istifadenize veren, geceyi” onda dinlenmeniz için “ve gündüzü” Allah’ın lütfundan arayasınız diye eşyayı görebileceğiniz şekilde aydınlık kışarak “faydanıza sunan da O’dur.”

34. “O, size kendisinden istediğiniz şeylerin hepsinden verdi.” İster hal dilinizle, ister sözlerinizle ondan dilediğiniz, temenni ettiğiniz ve ihtiyaç duyduğunuz her şeyden; davarlardan, araçlardan, sanayi ve daha başka şeylerden vermiştir. “Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışsanız” şükürlerini eda etmek şöyle dursun adet olarak bile “sayamazsınız.”“Gerçekten insan çok zalim ve çok nankördür.” İnsan günahlara karşı cüretkâr, Rabbinin haklarını yerine getirme konusunda kusurlu olduğundan dolayı tabiatı itibari ile zalimdir. Allah’ın nimetlerine karşı da nankördür. Onlara gereği gibi şükretmez. Onları itiraf etmekten dahi çekinir. Ancak bundan Allah, kendisine hidâyet verdiği için nimetlerine şükredip Rabbinin hakkını tanıyan ve gereğini yerine getiren kimseler müstesnadır. Bu âyet-i kerimelerde Allah’ın kulları üzerindeki çok çeşitli ve hem genel hem özel çok ve pek önemli nimetlerde söz edilmektedir. Allah, bunları hatırlatmakla kullarını, onların gereğini yerine getirmeye, kendisine şükretmeye ve kendisini anmaya çağrıda bulunmakta, onları buna teşvik etmektedir. Her vakit nimetleri üzerinlerinde sürekli devam ettiği gibi onların da gece-gündüz kendisinden dilekte bulunmaları ve sürekli O’na dua etmeleri için onlara teşvikte bulunmaktadır.