Langkau ke kandungan
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Hujuraat
Surah 49

Al-Hujuraat

Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.

Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21

Ayat 7–8

وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ فِيكُمْ رَسُولَ ٱللَّهِ ۚ لَوْ يُطِيعُكُمْ فِى كَثِيرٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ لَعَنِتُّمْ وَلَـٰكِنَّ ٱللَّهَ حَبَّبَ إِلَيْكُمُ ٱلْإِيمَـٰنَ وَزَيَّنَهُۥ فِى قُلُوبِكُمْ وَكَرَّهَ إِلَيْكُمُ ٱلْكُفْرَ وَٱلْفُسُوقَ وَٱلْعِصْيَانَ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلرَّٰشِدُونَ 7 فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَنِعْمَةً ۚ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ 8

7- Bilin ki aranızda Allah’ın Rasûlü vardır. Eğer o, birçok işte sizi dinleseydi, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirdi ve onu güzel gösterip kalplerinize yerleştirdi. Küfrü, fasıklığı ve isyanı da size çirkin gösterdi. İşte bunlar, doğru yolda olanlardır. 8- Bu da Allah’tan bir lütuf ve nimettir. Allah Alîmdir, Hakîmdir.

7. Yani şunu bilin ki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem aranızda bulunuyor. O, sizin iyiliğinizi isteyen, size doğruyu gösteren, hakkınızda hayır dileyen, size samimiyetle öğüt veren şerefli bir peygamberdir. Siz ise kendiniz için Peygamberin size asla muvafakat etmeyeceği birtakım kötülükleri ve zararlı şeyleri istemektesiniz. Eğer o, çoğu işte sizi dinleyecek olursa, bu sizin için zorluk çıkmasına sebep olur. Fakat Peygamber size doğruyu gösterir. Allah, kalplerinize yerleştirdiği hakkı sevme ve tercih etme duygusu sayesinde, hak için belirlediği ve hakkın sıhhatine delalet eden deliller ve şahitler aracılığıyla, kalplerin ve fıtratların onları kabulü ile ve yine yüce zâtına yönelmenizi sağlayan tevfiki sayesinde imanı size sevdirmiş ve kalplerinizde onu süslemiştir. Diğer taraftan kalplerinize yerleştirdiği kötülükten tiksinme, onu yapmayı istememe duygusu sayesinde, yine kötülüğün fesadına şahit ve delil olarak belirlediği belgelerle ve fıtratın da onu kabul etmeyişi sayesinde O, küfürden ve fâsıklıktan yani büyük günahlardan ve isyandan yani küçük günahlardan nefret etmenizi sağlamıştır. “İşte bunlar” Allah’ın kalplerinde imanı süsleyip kendilerine imanı sevdirdiği; küfrü, fâsıklığı ve isyanı da çirkin gösterip tiksindirdiği kimseler “doğru yolda olanlardır.” Yani bilgileri de amelleri de salih olan, dosdoğru din ve dosdoğru yolda istikamet üzere yürüyenlerdir. Bunların zıddı ise kâfirliğin, fâsıklığın ve isyanın kendilerine sevdirildiği, imanın ise kendilerine hoş gösterilmediği azgın kimselerdir. Bu da bütünü ile kendilerinin günahıdır. Çünkü onlar, fâsıklığa yönelince Allah da onların kalplerini mühürlemiştir:“Onlar sapıp eğrilince, Allah da kalplerini saptırdı.”(es-Saf, 61/5) Bunlar hak kendilerine ilk geldiğinde ona iman etmedikleri için Allah da onların kalplerini tersyüz etmiştir.

8. “Bu da Allah’tan bir lütuf ve nimettir.” Yani onların elde ettikleri bu hayır, Allah’ın üzerlerindeki lütuf ve ihsanı sayesindedir. Onların bizzat kendi güç ve imkânları ile elde edilmiş değildir. “Allah Alîmdir.” Kimin nimete şükrettiğini bilir ve ona nimete karşı şükretme muvaffakiyetini de nimete nail olma başarısını da ihsan eder. Kimin şükretmediğini ve bu nimete layık olmadığını da bilir. “Hakîmdir.” O, lütfunu hikmetinin gerektirdiği yerlere yönlendirir.