Langkau ke kandungan
Tafsir As-Saadi - Turkish · Muhammad
Surah 47

Muhammad

Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.

Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21

Ayat 10–11

أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ ۖ وَلِلْكَـٰفِرِينَ أَمْثَـٰلُهَا 10 ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ مَوْلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَأَنَّ ٱلْكَـٰفِرِينَ لَا مَوْلَىٰ لَهُمْ 11

10- Yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetinin nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah, onları yerle bir etmiştir. Kâfirleri de (onlarınkine) benzer akıbetler beklemektedir. 11- Bu böyledir. Çünkü Allah iman edenlerin dostudur; kâfirlerin ise hiçbir dostu yoktur.

10. Peygamberi yalanlayan bu kimseler “Yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetinin nasıl olduğuna bakmazlar mı?” Onlar, böylelerinin âkıbetlerinin ancak en kötü âkıbet olduğunu göreceklerdir. Onlar sağlarına ve sollarına bakacak olurlarsa mutlaka kendilerinden öncekilerin helâk edildiklerini, yalanlama ve küfür dolayısı ile kökten imha edildiklerini göreceklerdir. Öyle ki artık onların ses ve sedaları çıkmamaktadır. Allah mallarını da yurtlarını da hatta onların amellerini, hile ve tuzaklarını bile başlarına geçirmiştir. Her zaman ve her mekânda kâfirler için bu gibi vahim âkıbetler ve kötü cezalar vardır. Mü’minlere gelince, Allah onları azaptan kurtarır ve onlara pek büyük mükâfatlar verir.

11. “Bu böyledir. Çünkü Allah iman edenlerin dostudur.” O, rahmeti ile onların dostu olmuştur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkartmıştır. Amellerinin karşılığını vermeyi ve onlara yardım etmeyi üstlenmiştir. Allah’ı inkâr eden “kâfirlerin ise” bu şekilde Allah’ın dostluğunu ve yardım bağını kesip kopardıklarından, O’nun rahmet kapılarını yüzlerine kendileri kapattıklarından dolayı onların, kendilerini esenlik yollarına iletecek ve Allah’ın azap ve cezasından kurtaracak “hiçbir dostu yoktur.” Aksine “kâfirlerin dostları tâğûttur. Onları nurdan karanlıklara çıkartırlar. İşte onlar cehennemliklerdir ve onlar orada ebediyen kalacaklardır.”(el-Bakara, 2/257)