Langkau ke kandungan
Tafsir As-Saadi - Turkish · Ad-Dukhaan
Surah 44

Ad-Dukhaan

Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.

Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21

Ayat 38–42

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَـٰعِبِينَ 38 مَا خَلَقْنَـٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ 39 إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَـٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ 40 يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ 41 إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 42

38- Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık. 39- Biz, onları ancak hak (bir amaç) ile yarattık. Fakat onların çoğu bilmezler. 40- Şüphesiz ayrım/hüküm günü onların hepsi için tayin edilmiş bir vakittir. 41- O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Onlara yardım da edilmez. 42- Ancak Allah’ın merhamet ettikleri hariç. Şüphesiz O, Azizdir, Rahimdir.

38-39. Yüce Allah, kudretinin kemalini ve hikmetinin eksiksizliğini haber vermekte; gökleri ve yeri oyun olsun diye boş yere ve amaçsız yaratmadığını, aksine gökleri de yeri de ancak hak bir amaç ile yarattığını bildirmektedir. Hem onların yaratılışları hak iledir, hem de yaratılışlarının kapsamında hak vardır. O, bunları hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca kendisine ibadet etsinler, O da kullara emir verip yasaklar koysun ve onları mükâfatlandırıp cezalandırsın diye yaratmıştır. “Fakat onların çoğu bilmezler.” Bundan dolayı da göklerle yerin yaratılışı üzerinde hiç düşünmezler.

40. “Şüphesiz ayrım/hüküm günü” Yüce Allah’ın öncekilerle sonrakiler ve ayrılığa düşmüş olan herkes arasında ayırt edici hükmünü vereceği gün olan Kıyamet günü “onların hepsi” yani bütün mahlukat “için tayin edilmiş bir vakittir.” Allah, o günde hepsini bir araya getirecek, amelleri ile birlikte onların huzuruna toplayacak ve amellerinin karşılıklarını verecektir.

41. “O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz.” Yakının yakınına, arkadaşın arkadaşına faydası olmayacağı gibi; “onlara yardım da edilmez.” Allah’ın azabına karşı kimse tarafından korunamazlar. Çünkü o gün hiçbir varlık, hiçbir şeye sahip olmayacaktır.

42. “Ancak Allah’ın merhamet ettikleri hariç.” İşte onlar, Allah’ın rahmeti ile yücelecek ve faydalanacak, O’nun rahmetine mazhar olacak kimselerdir ki onlar, bu rahmete ulaşmanın yollarını izlemiş ve dünya hayatında iken bunun için çalışmışlardı. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: