Aal-i-Imraan
Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.
Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21
إِنَّ ٱلدِّينَ عِندَ ٱللَّهِ ٱلْإِسْلَـٰمُ ۗ وَمَا ٱخْتَلَفَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ بَغْيًۢا بَيْنَهُمْ ۗ وَمَن يَكْفُرْ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ 19
19- Şüphesiz Allah katında din İslâmdır. Kendilerine Kitap verilenler ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki kıskançlıktan dolayı ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse muhakkak Allah hesabı pek çabuk görendir.
19. “Şüphesiz Allah katında din İslâmdır.” Yüce Allah, katında kendisinden başka gerçek dinin bulunmadığı ve kendisinden başkasının makbul sayılmayacağı dinin İslam olduğunu haber veriyor. İslâm ise zahiren ve batınen Allah’ın peygamberleri vasıtası ile teşrî buyurduğu şekilde yalnızca Allah’a boyun eğmektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Kim İslâm’dan başka bir din ararsa o, ondan asla kabul olunmaz ve o, âhirette zarara uğrayanlardan olur.”(Âl-i İmran, 3/85) Buna göre İslâm dininden başka bir dine bağlanan kimse gerçekte Allah’a boyun eğmemiş olur. Çünkü o, Allah’ın peygamberi vasıtası ile teşrî buyurduğu yolu izlememektedir. Daha sonra Yüce Allah, Kitap ehlinin bunu bildiklerini, onların inat ederek ve kıskançlıkları sebebi ile anlaşmazlığa düşüp bu doğru yoldan saptıklarını haber vermektedir. Çünkü anlaşmazlığa düşmemelerini gerektiren ve gerçek dine bağlı kalmalarını ön gören bilgi onlara ulaşmıştır. Diğer taraftan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de onlara peygamber olarak geldiğinde onu tam olarak tanıdılar. Kıskançlık, haksızlık ve Allah’ın âyetlerini inkara sapmaları, onları hakka uymaktan alıkoydu. “Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse muhakkak Allah hesabı pek çabuk görendir.” O halde artık bunu beklesinler, şüphesiz ki o gün gelecektir ve Allah dünyada yaptıklarının karşılığı ile onları cezalandıracaktır.