Al-A'raaf
Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.
Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21
خُذِ ٱلْعَفْوَ وَأْمُرْ بِٱلْعُرْفِ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْجَـٰهِلِينَ 199
199- Sen af yolunu tut, marufu emret ve cahillerden yüz çevir.
199. Bu âyet-i kerime, insanlara karşı gösterilecek güzel ahlakî davranışları, onlarla ilişkilerde takınılması gereken tutumları kapsamlı bir şekilde açıklamaktadır. İnsanlara davranırken “af yolunu” tutulması, yani insanların müsamaha ile karşılayacakları ve onlara uygun düşecek davranışlarda bulunmak ve güzel ahlakı elden bırakmamak gerekir. Onları tabiat itibariyle kaldıramayacakları birtakım şeylerle mükellef tutmamalıdır. Diğer taraftan herkese yaptığı güzel davranış, söylediği güzel söz hatta bundan da daha aşağı güzellikleri dolayısı ile teşekkür etmeli, kusurlarını affedip eksikliklerini görmezlikten gelmelidir. Küçüğe karşı küçüklüğü dolayısı ile kıt akıllıya aklının eksikliği, fakire de fakirliği dolayısı ile büyüklenmemelidir. Aksine herkese nazikçe davranmalı ve duruma uygun olarak gönüllerini hoş tutacak şekilde karşılık vermelidir. “Marufu emret.” Uzağa da yakına da her güzel sözü, her güzel davranışı ve mükemmel ahlakı emret. Senin insanlara ulaştıracağın şeyler ya bir bilgiyi öğretmek, ya akrabalık bağını gözetmek, ya anne-babaya iyilikte bulunmak gibi bir hayra teşvik etmek olmalıdır yahut insanların arasını düzeltmek, faydalı bir öğüt vermek, isabetli bir görüş belirtmek, iyilik ve takvâ üzere yardımlaşmak, çirkin bir şeyden alıkoymak yahut da dinî ya da dünyevî bir maslahatın elde edilmesinin yolunu göstermek olmalıdır. Cahilin eziyet vermesi kaçınılmaz olduğundan dolayı Yüce Allah, cahile de ondan yüz çevirmek şeklinde mukabele edilmesini, cahilliğine cahillikle karşılık verilmemesini emretmektedir:“cahillerden yüz çevir.” Söz yahut davranışı ile seni rahatsız eden bir kimseye rahatsızlık verme, seni mahrum edeni mahrum bırakma, seninle bağlarını koparanla bağlarını koparma, sana zalimlik edene de adaletle davran.
Kulun, cin şeytanlarına karşı nasıl davranması gerektiğine gelince Yüce Allah bu konuda bize şöyle yol göstermektedir: