Al-Mulk
Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.
Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ 12
12- Rablerinden gıyâben korkanlar var ya, işte onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
12. Yüce Allah, günahkâr ve bedbahtların durumunu söz konusu ettikten sonra bahtiyarların ve iyilikler yapanların niteliklerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Rablerinden gıyâben korkanlar var ya” yani Allah’tan başka hiçbir kimsenin kendilerini görmediği halleri de dahil her hallerinde Rablerinden korkan ve O’na isyanı gerektiren işlere yönelmeyen, kendilerine vermiş olduğu emirlerde de kusurlu hareket etmeyen kimseler; “işte onlar için” günahlarına “mağfiret… vardır.” Allah günahlarını bağışlayıp kendilerini günahlarının kötülüklerinden ve cehennem azabından koruyacak “ve” ayrıca onlar için “büyük bir mükafat vardır.” Bu mükafat Allah’ın onlara cennette hazırlamış olduğu ebedi nimetler, pek büyük mülk, kesintisiz lezzetler, köşkler, pek yüksek konaklar, oldukça güzel huriler ve hizmetçilerdir. Bütün bunlardan daha büyük olmak üzere de Rahmân’ın cennetliklere ihsan edeceği rızasıdır.