Langsung ke konten
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-An'aam
Surah 6

Al-An'aam

Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.

Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21

Ayat 38

وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا طَـٰٓئِرٍ يَطِيرُ بِجَنَاحَيْهِ إِلَّآ أُمَمٌ أَمْثَالُكُم ۚ مَّا فَرَّطْنَا فِى ٱلْكِتَـٰبِ مِن شَىْءٍ ۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ 38

38- Yeryüzünde yürüyen her bir hayvan ve iki kanadı ile uçan bütün kuşlar ancak sizin gibi birer ümmettirler. Biz Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra ancak Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.

38. Yani ister yerde, ister havada yaşasın bütün canlılar, ehli ve yabani hayvanlar ve kuşlar, sizin gibi ümmetlerdir. Biz sizi yarattığımız gibi onları da yarattık ve sizi rızıklandırdığımız gibi onları da rızıklandırdık. Bizim kudretimiz ve meşîetimiz sizin hakkınızda nasıl geçerli ise onlar hakkında da öyle geçerlidir. “Biz Kitapta” yani Levh-i Mahfuz’da “hiç bir şeyi eksik bırakmadık.” Yani hiçbir şeyi ihmal etmedik, hiçbir şeyi unutmadık. Aksine küçüğü ile büyüğü ile her şey Levh-i Mahfuz’da asıl mahiyetleri ile tespit edilmiştir. Bütün olaylar, kalemin kaydettiği şekle tıpatıp uygun olarak meydana gelir. Bu âyet-i kerimede ilk Kitabın, olacak olan her şeyi içerdiğine delil vardır ki bu da kaza ve kader mertebelerinden birisidir. Zira kaza ve kaderin dört mertebesi vardır: Allah’ın her şeyi kuşatan ilmi ile bunları bilmesi, bütün varlıkları kuşatan yazısı, her şeyde geçerli olan genel ve kapsamlı meşiet ve kudreti, kulların fiilleri de dahil olmak üzere bütün mahlukatı yaratması. Buradaki “Kitap” ile Kur’an’ın kastedilme ihtimali de vardır. O zaman bu buyruğun anlamı Yüce Allah’ın: “Biz sana bu Kitab’ı her şeyi açıklayacı olarak... indirdik.”(en-Nahl, 16/89) buyruğunun anlamına benzemektedir. Yüce Allah’ın:“Sonra ancak Rablerinin huzurunda toplanacaklardır” buyruğuna gelince; yani bütün ümmetler kıyamet gününde hesap için mahşer meydanında bir araya getirilecek ve toplanacaklardır. O dehşetli ve büyük buluşma yerinde... Allah da adalet ve ihsanı ile amellerinin karşılığını onlara verecek ve önce gelenlerin de sonrakilerin de göktekilerin de yerdekilerin de kendisi sebebi ile Zatına övgüde bulunacakları hükmünü onlara uygulayacaktır.