Langsung ke konten
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Maaida
Surah 5

Al-Maaida

Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.

Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21

Ayat 1

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَوْفُوا۟ بِٱلْعُقُودِ ۚ أُحِلَّتْ لَكُم بَهِيمَةُ ٱلْأَنْعَـٰمِ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّى ٱلصَّيْدِ وَأَنتُمْ حُرُمٌ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ يَحْكُمُ مَا يُرِيدُ 1

1- Ey iman edenler! Anlaşmaları yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helâl saymamak şartı ile ve size okunacak olanlar hariç olmak üzere behimetu’l-en’am size helâl kılındı. Şüphesiz Allah dilediği hükmü koyar.

(Medine’de inmiştir, 120 âyettir)

1. Bu buyrukta Yüce Allah, mü’min kullarına imanın gereği olarak anlaşmalara bağlı kalmayı, yani onları eksiksiz yerine getirmeyi, gerektiği gibi tamamlamayı ve onları bozmamayı emretmektedir. Bu emrin kapsamına, kul ile Rabbi arasındaki kulluğa bağlılık, bunu en mükemmel şekilde yerine getirme ve kulluk hukukundan herhangi bir şeyi eksiltmeme şeklindeki anlaşma; kul ile Allah Rasûlü arasındaki O’na itaat ve tâbî olma anlaşması; kul ile anne-babası ve akrabaları arasındaki onlara iyilik yapma, onları gözetme, akrabalık bağlarını kesmeme şeklindeki anlaşma; kul ile arkadaşları arasındaki zenginlikte fakirlikte, kolaylıkta ve zorlukta arkadaşlık haklarını yerine getirme anlaşması; kul ile diğer insanlar arasındaki alışveriş, kira ve buna benzer ticari anlaşmalarla hibe ve benzeri bağış akitleri; hatta müslümanların arasında Allah’ın:“Mü’minler ancak kardeştir” buyruğu ile akdetmiş olduğu hak üzere yardımlaşma, dayanışma, müslümanlar arasında ülfet ve kaynaşma, ilişkileri koparmama şeklindeki hakları yerine getirme gibi her türlü akit ve anlaşma girmektedir. O halde bu emir, dinin hem usulünü hem de füruunu kapsayan bir emirdir. Bütün bunlar Yüce Allah’ın yerine getirilmelerini emretmiş olduğu anlaşmalar kapsamındadır. Daha sonra Yüce Allah, kullarına olan lütuf ve ihsanını hatırlatarak:“Size” yani rahmet olmak üzere sizin menfaatiniz için “behimetu’l-en’am” yani deve, inek, sığır ve koyun türleri “helâl kılındı” buyurmaktadır. Hatta bu hayvanların yabani olanları, ceylanlar, yaban eşekleri ve benzeri av hayvanları da bu kapsama girer. Bazı sahabiler bu âyet-i kerimeyi annesinin kesilmesinden sonra karnında ölen ceninin mubahlığına delil göstermişlerdir. “İhramda iken avlanmayı haram saymamak şartı ile ve size okunacak olanlar hariç olmak üzere” yani bunlardan Yüce Allah’ın: “Leş, kan, domuz eti... size haram kılındı”(el-Maide, 5/3) buyruğunda size haram oldukları belirtilenler müstesnadır. Çünkü o ayette sözü edilen hayvanlar her ne kadar behimetu’l-en’am’dan iseler de haram kılınmışlardır. Behimetu’l-en’am’ın mubah kılınmaları bütün hal ve vakitlerde umumi olmakla birlikte Allah ihramlı iken avlanmayı istisna ederek:“İhramda iken avlanmayı helâl saymamak şartı ile” buyurmuştur. Yani behimetu’l-en’am her durumda size helâldir. Ancak sizler ihramlı iken avlanmayı helâl saymamalısınız. Yani ihramlı iken av hayvanını öldürmek cesaretini göstermemelisiniz. Ceylan ve buna benzer av hayvanlarını avlamak size helâl olmaz. Av (الصيد) ise eti yenen yabani hayvan demektir. “Şüphesiz Allah dilediği hükmü koyar.” Yani Allah tebâreke ve teâlâ her ne dilerse hikmetine uygun olarak o hükmü koyar. Nitekim sizlere anlaşmalara bağlı kalmayı emretmiştir. Buna sebep ise maslahatlarınızın gerçekleşmesi ve size gelecek zararların önlenmesidir. Yine size rahmet olmak üzere bazı hayvanları helâl kılmış, buna karşılık da leş ve diğer arızi bir takım özellikler dolayısı ile istisna ettiklerini size haram kılmıştır. Bundan maksat da sizi ve saygınlığınızı korumaktır. İhramlı iken avlanmayı da ihrama saygı ve tazim olmak üzere haram kılmıştır.