Langsung ke konten
Tafsir As-Saadi - Turkish · As-Saaffaat
Surah 37

As-Saaffaat

Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.

Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21

Ayat 164–166

وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ 164 وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ 165 وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ 166

164- Bizden herbirimizin mutlaka (gökte) bilinen bir makamı vardır. 165- Şüphesiz biz saf saf duranlarız. 166- Ve gerçekten biz tesbih edenleriz.

164. Bu buyruklarda meleklerin, müşriklerin onların haklarında söylediklerinden uzak oldukları, onların Yüce Allah’ın kulları olup bir göz açıp kapatacak kadarlık bir süre dahi olsa O’na karşı gelip isyan etmedikleri açıklanmaktadır. Yüce Allah’ın, kendisine olan emri uyarınca dışına çıkamadığı ve aşamadığı belli bir makam ve belli işleri görme konumu bulunmayan hiçbir melek yoktur. Onların ulûhiyete dair en ufak bir hak, yetki ve tasarrufları bulunmamaktadır. 165-166. “Şüphesiz Biz” Allah’a itaat ve O’na hizmet için “saf saf duranlarız. Ve gerçekten biz tesbih edenleriz.” Yüce Allah’ı kibriyasına yakışmayan her bir husustan takdis ve tenzih edenleriz. Durum böyleyken onların Allah’ın ortakları olmaları nasıl uygun görülebilir? Yüce Allah, onların söylediklerinden pek yücedir, pek büyüktür.