Langsung ke konten
Tafsir As-Saadi - Turkish · Taa-Haa
Surah 20

Taa-Haa

Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.

Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21

Ayat 129–130

وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَأَجَلٌ مُّسَمًّى 129 فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا ۖ وَمِنْ ءَانَآئِ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْ وَأَطْرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضَىٰ 130

129- Eğer Rabbin tarafından önceden bir söz verilmemiş ve belli bir vade olmasaydı (bunlara da azap) kaçınılmaz olurdu. 130- O halde onların söylediklerine sabret! Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et! Gece saatlerinde ve gündüzün uçlarında da tesbih et! Umulur ki hoşnut olursun.

129. Bu buyruklar, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir teselli ve yalanlayıp yüz çevirenlerin çabucak helâk edilmesi isteğine karşı sabırlı davranmasına dair bir irşaddır. Şüphesiz onların küfürleri ve yalanlamaları, azabın başlarına gelip çatmasına ve azabın onlardan ayrılmamasına yeterli bir sebeptir. Çünkü Yüce Allah, günahları cezaya sebep kılmıştır. Ceza, günahlardan dolayıdır ve günahlardan ayrı değildir. İşte bunlar da cezanın sebebini yerine getirmiş bulunuyorlar. Fakat bu cezanın onlara gelmesini geciktiren sebep, onlara mühlet verip onları ertelemeyi ve onların helâki için belli bir vakit tayin etmiş olmayı ihtiva eden Rabbinin sözüdür. O halde onlara gelecek cezayı tayin edilmiş olan vakte kadar erteleyen, bu husustaki Allah’ın sözünün yerine gelmesi ve onlar için tayin edilmiş bulunan belli bir vadenin bulunmasıdır. Belki Allah’ın emrine dönerler, Allah da onların tevbelerini kabul eder ve üzerlerine azap sözü hak olmayınca da onlardan cezayı kaldırır.

130. Bundan dolayı Yüce Allah, Rasûlüne onların sözlü eziyetlerine karşı sabretmesini ve bu eziyetlere karşı yardım talebini bu faziletli vakitlerde Rabbini hamd ile tesbih ederek arzetmesini emretmektedir. Güneşin doğuşundan önce, batışından önce ve gündüzün uçlarında, başında da sonunda da -ki bu ifade özelden sonra genelin ifade edilmesidir- bir de gece saatlerinde tesbih et. Umulur ki bu şekilde hareket edecek olursan sen Rabbinin sana ihsan edeceği dünyevi ve uhrevi mükâfatlarla hoşnut olursun. Rabbine ibadet etmekle kalbin mutmain, gözlerin aydın olur. Böylelikle onların eziyetlerine karşı teselli bulursun ve o vakit sabretmenin yükü de senin için hafifler.