Al-Baqara
Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.
Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21
أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلضَّلَـٰلَةَ بِٱلْهُدَىٰ فَمَا رَبِحَت تِّجَـٰرَتُهُمْ وَمَا كَانُوا۟ مُهْتَدِينَ 16
16- İşte bunlar hidâyet karşılığında sapıklığı satın almışlardır, ne ticaretleri kar sağlamış ne de hidâyet bulmuşlardır.
16. “İşte bunlar” yani belirtilen niteliklere sahip olan bu münafıklar “hidâyet karşılığında sapıklığı satın almışlardır.” Yani müşterinin satın almak istediği eşyaya gösterdiği rağbetin benzeri bir şekilde sapıklığa rağbet etmişlerdir. Müşteri nasıl ki sahip olmak istediği bir mal uğrunda değerli parasını feda ediyorsa, bunlar da böyle yapmışlardır. Bu gerçekten en güzel örneklendirmelerden birisidir. Şöyle ki kötülüğün nihaî derecesi olan sapıklık ticaret malına benzetilirken, salâhın en ileri derecesi olan hidâyet de mala biçilen değere benzetilmiştir. İşte bunlar hidâyetten yüz çevirerek dalâleti arzu ettiler, ona rağbet gösterdiler ve onun uğrunda hidâyeti feda ettiler. İşte onların ticareti budur, ne kötü bir ticarettir bu; ne kötü bir alışveriştir bu! Gümüşe karşılık olarak altın veren bir kimse zararda olduğuna göre, son derece kıymetli bir mücevheri verip de onun yerine gümüş alanın durumu ne olur? Hele sapıklık karşılığında hidâyeti feda eden ve bedbahtlığı mutluluğa tercih edenin, aşağılık halleri arzulayarak üstün halleri terk edenin durumu ne olur? Bunun ticareti asla kârlı olamaz. Aksine o ticaretinde çok büyük zarar etmiştir. “İşte onlar kıyamet gününde hem kendilerini, hem de yakınlarını zarara sokanlardır. Haberiniz olsun ki bu, apaçık zararın tâ kendisidir.”(ez-Zümer, 39/15) Yüce Allah’ın; “ne de hidayet bulmuşlardır” ifadesi sapıklıklarının kesin olduğunu dile getirmekte, onların hidâyet namına hiçbir şeyi elde edemediklerini ortaya koymaktadır. İşte münafıkların çirkin nitelikleri, bunlardır. Daha sonra Yüce Allah onların niteliklerini son derece net bir şekilde ortaya koymak üzere bir misal vererek şöyle buyurmaktadır: