Al-Baqara
Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.
Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21
وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ قَالُوٓا۟ إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ 11 أَلَآ إِنَّهُمْ هُمُ ٱلْمُفْسِدُونَ وَلَـٰكِن لَّا يَشْعُرُونَ 12
11- Onlara:“Yeryüzünde fesat çıkarmayın” dendiği zaman “Biz, sadece ıslah edicileriz” derler. 12- İyi bilin ki onlar fesatçıların tâ kendileridirler. Ancak farkında değillerdir.
11. “Onlara: “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” dendiği zaman” Yani bu münafıklara yeryüzünde; küfür ve günahlarla, mü’minlerin sırlarını düşmanlarına açıklayarak, kâfirlerle dostluk/muvâlât kurarak fesat çıkartmamaları söylenecek olursa “biz sadece ıslah edicileriz, derler.” Böylelikle yeryüzünde hem fesatçılık yapmakta hem de yaptıklarının fesat olmadığını iddia etmiş oluyorlar. Yaptıklarının fesat değil ıslah olduğunu söyleyerek de hakikatleri ters yüz ederler, batıl işlemekle birlikte onun hak olduğuna inanırlar. İşte bunların suçları, haram olduğuna inanarak günah işleyenlerden daha büyüktür. Çünkü bir günahı haram olduğuna inanarak işlemenin sonunda, esenlik bulup kurtulma ihtimali vardır; o kimsenin bu işten dönmesi de umulabilir. Onların; “biz sadece ıslah edicileriz” sözleri düzeltme ve ıslahın yalnızca kendi taraflarında bulunduğu anlamını taşıdığından ve zımnen de mü’minlerin düzelticilerden olmadığı manasını ihtiva ettiğinden, Yüce Allah onların bu iddialarını aleyhlerine çevirerek haklarında şöyle buyurmaktadır:
12. “İyi bilin ki onlar fesatçıların tâ kendileridirler.” Çünkü Allah’ın âyetlerini inkar edip Allah yolundan alıkoyan, Allah’ı ve O’nun dostlarını aldatmaya çalışan, Allah ve Rasûlü’ne karşı savaş açanları dost bilen ve bütün bunlarla birlikte bu işin ıslah/düzelticilik olduğuna dair asılsız iddialarda bulunan bir kimseden daha büyük bir fesatçı bulunamaz. Bu fesadın ötesinde fesat olabilir mi? [“Ancak farkında değillerdir.”] Fakat onlar -kendileri aleyhinde delil olacak bir bilgiye sahip olmuş olsalar da- kendilerine fayda sağlayacak bir bilgiye sahip değildirler. Yeryüzünde günahlar işlemek fesat çıkarmaktır, çünkü bu, yeryüzünde bulunan bitki, meyve, ağaç ve birçok mahsullerin fesadının/bozulmasının sebebidir. Zira bunlar yeryüzünde işlenen masiyetler sebebi ile görülen çeşitli âfetlerle ortaya çıkar. Diğer taraftan yeryüzünün ıslahı/düzelmesi de Allah’a itaat ve O’na iman etmek ile sağlanır. Çünkü Allah insanları bunun için yaratmış, bunun için yeryüzünde yerleştirmiş ve onlara rızıklar ihsan etmiştir. Tâ ki onlardan istifade ederek Allah’a ibadet ve itaat etsinler. İşte bunun zıddı yapılacak olursa, orada fesat çıkartılmış ve yeryüzü yaratılış maksadından uzaklaştırılarak tahrip edilmiş olur.