Langsung ke konten
Tafsir As-Saadi - Turkish · An-Nahl
Surah 16

An-Nahl

Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.

Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21

Ayat 48–50

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَىٰ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ يَتَفَيَّؤُا۟ ظِلَـٰلُهُۥ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَٱلشَّمَآئِلِ سُجَّدًا لِّلَّهِ وَهُمْ دَٰخِرُونَ 48 وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مِن دَآبَّةٍ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ 49 يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ ۩ 50

48- Allah’ın yarattığı şeylerin gölgelerinin, boyun eğip Allah’a secde eder bir halde sağa ve sola yatarak döndüklerini görmediler mi? 49- Göklerde ve yerde ne kadar canlı varsa hepsi Allah’a secde eder. Melekler de (secde ederler) ve hiç kibirlenmezler. 50- Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve emrolunduklarını yaparlar.

48. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Rablerinin tevhidi, azamet ve kemali hususunda şüphe içerisinde bulunanlar, “Allah’ın yarattığı şeylerin” bütün yarattıklarının “gölgelerinin” nasıl değişip durduğunu “boyun eğip Allah’a secde eder bir halde sağa ve sola yatarak döndüklerini” yani Rablerine azamet ve celali önünde zilletle ve itaat ile boyun eğerek secde ettiklerini “görmediler mi?” Hepsi bu emir, tedbir ve hakimiyet altında zillet ile eğilmişlerdir. Allah’ın hükmü altında ve O’nun idaresi, emir ve buyrukları çerçevesinde bulunmayan hiçbir varlık yoktur.

49. “Göklerde ve yerde ne kadar canlı varsa” konuşan ve konuşmayan bütün “hepsi Allah’a secde eder.” Şerefli “melekler de (secde ederler).” Bütün varlıkların Allah’a secde ettiklerinin belirtilmesinden sonra bilhassa melâike-i kirâmın söz konusu edilmesi faziletleri, şerefleri ve ibadetlerinin çokluğundan dolayıdır. Bundan dolayı Yüce Allah:“ve hiç kibirlenmezler” buyurmaktadır. Yani onlar çokluklarına, ahlâk ve güçlerinin büyüklüklerine rağmen Allah’a karşı büyüklenmezler. Nitekim Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Mesih de mukarreb melekler de Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler.”(en-Nisâ, 4/172)

50. Yüce Allah melekleri çokça itaat ve kendisine boyun eğmek ile övdükten sonra hem zatı ile, hem kahr-u galebesi ile hem de vasıflarının kemali ile üstlerinde olan Allah’tan korktuklarını belirterek de onları övmektedir. Onlar, Allah’ın kahr-u galebesi altında zillet ile itaat ederler “ve emrolunduklarını yaparlar.” Allah kendilerine ne emrederse O’nun emrini itaatle ve isteyerek yerine getirirler. Yaratılmışların Yüce Allah’a secde etmeleri iki türlüdür: Birincisi zorunlu olan ve kemal sıfatlarına sahip olana zata delalet eden secdedir. Bunda mü’min, kâfir, iyi, kötü, konuşan ve konuşmayan bütün canlılar ortaktır. Diğeri ise Yüce Allah’ın dostlarına, mü’min kullarına, meleklere vb. mahluklara has olan ihtiyarî ve gönülden yapılan secdedir.