Langsung ke konten
Tafsir As-Saadi - Turkish · Ar-Ra'd
Surah 13

Ar-Ra'd

Ini adalah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab sebagaimana ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan spa5k/tafsir_api. Catatan QUL tidak menyebutkan siapa yang menulis atau menerjemahkannya maupun edisi cetak mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lisensi untuk teksnya, sehingga hak untuk menampilkannya belum diverifikasi. Belum ada yang membandingkannya dengan buku cetak, dan belum ada ulama yang meninjaunya. Setiap bagian berdiri di samping ayat-ayat yang diulasnya, yaitu teks Al-Qur’an dari Tanzil, ditampilkan sebagaimana adanya di sana. Sabīl tidak menulis atau menerjemahkan satu pun darinya.

Teks dariQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil 2026-10-21

Ayat 6

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلسَّيِّئَةِ قَبْلَ ٱلْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِمُ ٱلْمَثُلَـٰتُ ۗ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِّلنَّاسِ عَلَىٰ ظُلْمِهِمْ ۖ وَإِنَّ رَبَّكَ لَشَدِيدُ ٱلْعِقَابِ 6

6- Senden iyilikten önce çarçabuk kötülük getirmeni isterler. Halbuki onlardan önce (azap) örnekleri gelip geçmiştir. Doğrusu Rabbin, zulümlerine rağmen insanlara karşı yine de mağfiret sahibidir. Şu da bir gerçek ki Rabbinin cezası çok şiddetlidir.

6. Yüce Allah, peygamberini yalanlayan ve kendisine ortak koşan müşriklerin cehaletlerini haber vermektedir. Bunlar, öğüt verildiği halde öğüt tutmayan, önlerine deliller konulduğu halde delillere boyun eğmeyen hatta daha da ileri giderek açıkça inkâra sapan, Kahhâr ve bir olan Allah’ın kendilerini günahları sebebi ile hemen cezalandırmayışını, hak üzere olduklarına delil sayan ve bundan dolayı da Allah Rasûlünden azabın çabucak gelmesini istemeye koyulan kimselerdir. Nitekim onlardan biri şöyle demişti:“Ey Allahım! Eğer bu (Kur'ân), gerçekten senin katından (indirilmiş) hak (bir kitap) ise artık bizim üzerimize gökten taş yağdır yahut bize can yakıcı bir azap gönder.”(el-Enfâl, 8/32)“Halbuki onlardan önce (azap) örnekleri gelip geçmiştir.” Yani yalanlayan ümmetler hakkında Allah’ın indirdiği azaplar ve o dehşet günleri gelip geçmiştir. Onların durumu hakkında düşünüp de bu cahilliklerini terk etmeyecekler mi? “Doğrusu Rabbin, zulümlerine rağmen insanlara karşı yine de mağfiret sahibidir.” Yani Allah’ın insanlara hayrı, ihsanı, iyiliği ve affı kullara inmeye devam edip durur. Onlar ise şirklerini sürdürürler ve O’na ancak isyan ederler. Oysa onlar isyan ederken O onları kendi kapısına çağırır. Onlar suç işlerlerken O, onları hayır ve ihsanından mahrum bırakmaz. Şâyet O’na tevbe edecek olurlarsa şüphesiz onları sever. Çünkü O, tevbe edenleri de temizlenenleri de sever. Tevbe etmeyecek olurlarsa onları iyileştirecek olan da yine O’dur. Şöyle ki O, onları kusurlardan arındırıp temizlemek için musibetlerle onları imtihan eder:“De ki: Ey nefisleri aleyhine ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları mağfiret eder. Şüphesiz O, çok bağışlayıcı ve pek merhametlidir.”(ez-Zümer, 39/52)“Şu da bir gerçek ki Rabbinin cezası” günahlar üzerinde ısrar edip duran, tevbe edip mağfiret dilemeyi, Azîz ve Gaffar olana sığınmayı kabul etmeyen kimseler için “çok şiddetlidir.” Öyleyse kullar, O’nun günahkârlara vereceği cezalardan sakınsınlar. Çünkü O’nun yakalaması çok can yakıcı ve çok çetindir.