Aller au contenu
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Mursalaat
Sourate 77

Al-Mursalaat

Voici un tafsîr dans une autre langue que l’arabe, tel que la Quranic Universal Library (QUL, de Tarteel) le donne, pris dans la copie ouverte des données de QUL que conserve spa5k/tafsir_api. La fiche de QUL ne dit ni qui l’a écrit ou traduit ni quelle édition imprimée il suit, et n’indique aucune licence pour le texte, si bien que le droit de le montrer n’est pas vérifié. Personne ne l’a comparé à un livre imprimé, et aucun savant ne l’a relu. Chaque passage se tient à côté des versets qu’il commente, qui sont le texte coranique de Tanzil, montré tel qu’il y est. Sabīl n’en a rien écrit ni traduit.

Texte deQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITpris le 2026-10-21

Versets 25–28

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا 25 أَحْيَآءً وَأَمْوَٰتًا 26 وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَـٰمِخَـٰتٍ وَأَسْقَيْنَـٰكُم مَّآءً فُرَاتًا 27 وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ 28

25- Biz yeryüzünü toplanma yeri kılmadık mı? 26- Dirilere de ölülere de. 27- Orada köklü ve yüksek dağlar yarattık ve size tatlı su içirdik. 28- O gün yalanlayanların vay haline!

25-26. Yani biz yeryüzünü sizin maslahatlarınız ve faydanız için amade kılmak suretiyle size lütufta bulunmadık mı? Sizlere bunca nimetleri bu yolla bağışlamadık mı? Buna bağlı olarak Biz orayı sizin için “toplanma yeri kılmadık mı?” Evlerde “dirilere” kabirlerde de “ölülere.” Nasıl ki evler, köşkler Yüce Allah’ın kullarına nimet ve lütufları arasındadır, kabirler de aynı şekilde onlar için -cesetlerinin yırtıcı hayvanların ve başka şeylerin önünde bırakılmayarak oraya gömülmesi dolayısıyla- bir rahmettir. 27. “Orada köklü ve yüksek dağlar yarattık.” Yeryüzü üzerindekileri sarsmasın diye yeri sağlamlaştıran dağlar var ettik. Allah yeryüzünü enli-boylu, muazzam ve sapasağlam dağlarla sağlamlaştırıp güçlendirmiştir. "Size tatlı” içimi hoş “su içirdik.” Yüce Allah, bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır:“İçtiğiniz sudan bana haber verin. Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa indirenler Biz miyiz? Dileseydik onu acı kılardık. Şükretmeniz gerekmez mi?”(el-Vâkıa, 56/68-70) 28. “O gün yalanlayanların” Allah, kendilerine tek başına yarattığı ve özellikle onlara lütfetmiş olduğu bu nimetleri göstermiş olmasına rağmen bunlara yalanlayarak karşılık verenlerin “vay haline!”