Aller au contenu
Tafsir As-Saadi - Turkish · Fussilat
Sourate 41

Fussilat

Voici un tafsîr dans une autre langue que l’arabe, tel que la Quranic Universal Library (QUL, de Tarteel) le donne, pris dans la copie ouverte des données de QUL que conserve spa5k/tafsir_api. La fiche de QUL ne dit ni qui l’a écrit ou traduit ni quelle édition imprimée il suit, et n’indique aucune licence pour le texte, si bien que le droit de le montrer n’est pas vérifié. Personne ne l’a comparé à un livre imprimé, et aucun savant ne l’a relu. Chaque passage se tient à côté des versets qu’il commente, qui sont le texte coranique de Tanzil, montré tel qu’il y est. Sabīl n’en a rien écrit ni traduit.

Texte deQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITpris le 2026-10-21

Versets 15–16

فَأَمَّا عَادٌ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَقَالُوا۟ مَنْ أَشَدُّ مِنَّا قُوَّةً ۖ أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ ٱلَّذِى خَلَقَهُمْ هُوَ أَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةً ۖ وَكَانُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا يَجْحَدُونَ 15 فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِىٓ أَيَّامٍ نَّحِسَاتٍ لِّنُذِيقَهُمْ عَذَابَ ٱلْخِزْىِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۖ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَخْزَىٰ ۖ وَهُمْ لَا يُنصَرُونَ 16

15- Âd kavmine gelince onlar, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve:“Bizden daha güçlü kim var?” dediler. Kendilerini yaratan Allah’ın, onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar, âyetlerimizi de inkâr ediyorlardı. 16- Biz de üzerlerine (onlar için) uğursuz olan günlerde (uğultusu ve soğuğu) şiddetli bir kasırga gönderdik de böylece dünya hayatında onlara rezil edici azabı tattırdık. Âhiret azabı ise elbet daha rezil edicidir. Hem onlara (orada) yardım da edilmez.

15. “Âd kavmine gelince onlar” Allah’ı inkâr etmek, O’nun âyetlerini/muczielerini bile bile reddederek peygamberlerine inanmamakla birlikte yeryüzünde büyüklük taslıyorlardı. Çevrelerinde bulunan insanları hakimiyetleri altına alıyor ve onlara zulmediyorlardı. Dahası sahip oldukları güç dolayısı ile gurura kapıldılar ve “Bizden daha güçlü kim var?, dediler.” Yüce Allah, herkesin bildiği bir gerçeği dile getirerek onların bu sorularını reddederek şöyle buyurmaktadır:“Kendilerini yaratan Allah’ın, onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi?” O, kendilerini yaratmamış olsaydı var olamazlardı. Eğer bu duruma sağlıklı bir şekilde bakıp düşünecek olsalardı, güçleri dolayısı ile gurura kapılmazlardı. Yüce Allah da kendisi sebebi ile gurura kapıldıkları güçlerine uygun bir ceza ile onları şöyle cezalandırdı:

16. Yani çok güçlü ve çok şiddetli, tıpkı gökgürültüsünü andıran dehşet verici bir sesi bulunan muazzam bir rüzgar gönderdik onlara. Yüce Allah, “O rüzgarı onlara yedi gece ve sekiz gün peşpeşe musallat etti. O kavmi, o süre içinde içleri boşalmış hurma kütükleri imişler gibi yere yıkılmış görürdün.”(el-Hâkka, 69/7) Bu rüzgar onları helak etti, köklerini kuruttu. Geriye meskenlerinden başka bir şey kalmadı. “böylece dünya hayatında onlara rezil edici azabı tattırdık” Bu azap sebebiyle onlar, bütün insanlar arasında rezil rüsvay oldular. “Âhiret azabı ise elbet daha rezil edicidir. Hem onlara (orada) yardım da edilmez.” Allah’ın azabına karşı kimse onları koruyamaz. Yine kendilerinin de kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır.