An-Nahl
Voici un tafsîr dans une autre langue que l’arabe, tel que la Quranic Universal Library (QUL, de Tarteel) le donne, pris dans la copie ouverte des données de QUL que conserve spa5k/tafsir_api. La fiche de QUL ne dit ni qui l’a écrit ou traduit ni quelle édition imprimée il suit, et n’indique aucune licence pour le texte, si bien que le droit de le montrer n’est pas vérifié. Personne ne l’a comparé à un livre imprimé, et aucun savant ne l’a relu. Chaque passage se tient à côté des versets qu’il commente, qui sont le texte coranique de Tanzil, montré tel qu’il y est. Sabīl n’en a rien écrit ni traduit.
Texte deQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITpris le 2026-10-21
هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ أَمْرُ رَبِّكَ ۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَـٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ 33 فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ 34
33- Onlar ille de meleklerin gelmesini yahut Rabbinin emrinin gelip çatmasını mı bekliyorlar?! Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı. 34- Bunun için de işlediklerinin kötülüğü başlarına geldi ve alay edip durdukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatıverdi.
33. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Kendilerine âyetler geldiği halde iman etmeyen, öğüt verildiği halde öğüt almayan bu kimseler neyi gözlüyor, neyi bekliyorlar? Ruhlarını kabzetmek üzere “meleklerin gelmesini yahut Rabbinin” başlarına gelecek azap “emrinin gelip çatmasını mı bekliyorlar?!” Çünkü onlar, gerçekten bu azabın başlarına gelmesini hak etmişlerdir. “Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı.” Yalanlamış, küfre sapmış ve iman etmemişlerdi de nihayet azap tepelerine inmişti. “Allah” azap etmekle “onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.” Çünkü nefisler, Allah’a ibadet etmek ve sonunda Allah’ın lütuf ve ihsanın yurduna ulaşmak üzere yaratılmışlardır. Onlarsa bu nefislerine zulmettiler ve yaratılış sebeplerini terk ederek nefislerini sürekli hakirliğe ve kurtuluşu imkânsız bir bedbahtlığa maruz bıraktılar.
34. İşte “bunun için de işlediklerinin kötülüğü” amellerinin cezası ve bunun etkileri “başlarına geldi ve alay edip durdukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatıverdi.” Zira onlar, peygamberleri azap ile kendilerini korkutup uyardığında o azap ile alay ediyorlar, bu azabı haber verenlerle de dalga geçiyorlardı. İşte kendisi ile alay ettikleri o azap başlarına geldi.