Al-Muzzammil
این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همانگونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز دادههای QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه میدارد. اطلاعات ثبتشدهٔ QUL نمیگوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی میکند، و برای متن مجوزی بیان نمیکند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیههایی آمده که دربارهٔ آنها توضیح میدهد و این آیهها متن قرآن از Tanzil است، همانگونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.
متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشتهشده در 2026-10-21
إِنَّ لَدَيْنَآ أَنكَالًا وَجَحِيمًا ۱۲ وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا ۱۳ يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ وَكَانَتِ ٱلْجِبَالُ كَثِيبًا مَّهِيلًا ۱۴
12- Çünkü bizim yanımızda ağır prangalar ve yakıcı bir ateş vardır. 13- Boğazı tıkayıp kalan bir yiyecek ve can yakıcı bir azap vardır. 14- O gün yeryüzü ve dağlar sarsılır ve dağlar akıp giden kum yığınları gibi olur.
12. “Çünkü bizim yanımızda ağır prangalar ve yakıcı bir ateş var.” Oldukça şiddetli bir azap vardır. Biz, bunu Allah’ı gazaplandıran işleri yapmaya devam eden kimseler için ibretli bir ceza olmak üzere hazırladık. “Ve yakıcı” oldukça kızgın “bir ateş var.” 13. Çok acı, çirkin, korkunç, tadı tiksinti verici, kokusu son derece kötü ve iğrenç olduğu için “boğazı tıkayıp kalan bir yiyecek ve can yakıcı” dehşet verici çapta acı ve ızdırap verici “bir ateş vardır.”
14. İşte bunlar, öyle bir günde gerçekleşecek ki pek büyük dehşetten dolayı “o gün yeryüzü ve dağlar sarsılır.” O sapasağlam, yerinden oynamayan “dağlar” dağılan, yukarıdan aşağı “akıp giden kum yığınları gibi olur.” Bundan sonra da etrafa savrularak darmadağın olurlar.