Al-Hadid
این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همانگونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز دادههای QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه میدارد. اطلاعات ثبتشدهٔ QUL نمیگوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی میکند، و برای متن مجوزی بیان نمیکند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیههایی آمده که دربارهٔ آنها توضیح میدهد و این آیهها متن قرآن از Tanzil است، همانگونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.
متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشتهشده در 2026-10-21
أَلَمْ يَأْنِ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ ٱللَّهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ ٱلْحَقِّ وَلَا يَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ مِن قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ ٱلْأَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْ ۖ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ فَـٰسِقُونَ ۱۶ ٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا ۚ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ ۱۷
16- İman edenlerin kalplerinin, Allah’ın zikri ve (O’ndan) inen hak sebebiyle yumuşayarak saygı ile boyun eğme vakti gelmedi mi? Daha önce kendilerine Kitap verilip de üzerlerinden uzun bir zaman geçince kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar ki onların çoğu fâsık kimselerdir. 17- Şunu bilin ki Allah, ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Nitekim aklınızı kullanasınız diye âyetleri size açıkladık.
16. Yüce Allah, mü’min erkeklerle mü’min kadınların, münafık erkeklerle münafık kadınların âhiret yurdundaki durumlarını söz konusu ettikten sonra ve bu, kalplerin Rablerinin önünde saygı ve korku ile eğilmelerini, O’nun azameti önünde zilletle durmalarını gerektirdiğinden dolayı mü’minlere bunu yerine getirmeyişleri nedeniyle sitem edercesine şöyle buyurmaktadır: Allah’ın zikrine yani Kur’ân’a saygı ile boyun eğip kalplerinin yumuşayacağı, emir ve yasaklarına itaat edip Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiği ve ona indirilen hakka bağlanacağı vakit gelmedi mi? Bu buyruk, kalbin Yüce Allah’a, O’nun indirdiği Kitap ve hikmete karşı saygı ve korku ile boyun eğmeye (huşû’), mü’minlerin ilâhî öğütleri ve şer’î hükümleri her zaman için hatırda tutup bu konuda nefislerini hesaba çekmeye olanca gayretlerini harcamaya yönelik bir teşviktir. “Daha önce kendilerine Kitap verilip de üzerlerinden uzun bir zaman geçince kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar.” Yani Allah’ın, kalbin hakka karşı yumuşayıp tam anlamı ile ona bağlanmayı gerektiren Kitabı üzerlerine indirdiği, sonra da bu hali sürdürmeyerek onun üzerinde sebat etmeyen kimseler gibi olmasınlar. Çünkü bunlar üzerinden geçen zaman uzayıp da gafletleri devam edince imanları sarsıldı ve yakînleri yok olup gitti. Bu yüzden de kalpleri katışaltı “ki onların çoğu fâsık kimselerdir.” Kalpler her zaman için Allah’ın indirdiklerini hatırlamaya, hikmet ile içli dışlı olmaya muhtaçtır. Bundan gaflete düşmemek gerekir, çünkü böyle bir gaflet, kalbin katılaşmasına ve gözlerin yaşarmaz hale gelmesine sebep olur.
17. Âyetler, akıllara ilâhî maksatların ve isteklerin neler olduğunu gösterir. Ölümünden sonra yeri dirilten, ölümlerinden sonra ölüleri diriltmeye de kadirdir ve onlara amellerinin karşılığını verecektir. İndirdiği yağmur ile ölümünden sonra yeri dirilten, peygamberlerine indirmiş olduğu hak ile ölü kalpleri diriltmeye de kadirdir. Bu âyet-i kerime, açıkça Allah’ın âyetleri ile hidâyet bulmayan ve Allah’ın şeriatine tabi olmayan kimselerin akıllarının olmadığını ifade etmektedir.