پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Ar-Rahmaan
سورهٔ ۵۵

Ar-Rahmaan

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیه‌های ۲۹–۳۰

يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ ۲۹ فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۳۰

29- Göklerde ve yerde bulunan herkes O’ndan istekte bulunur. O her gün bir iştedir. 30- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

29-30. Yani O, yaratılmışların hiçbirine muhtaç olmayandır. Lütuf ve keremi pek boldur. Bütün varlıklar O’na muhtaçtır. Bütün ihtiyaçlarını hem halleri hem de sözleri ile O’ndan isterler. Bir göz açıp kırpacak kadarlık bir süre ve hatta ondan da daha az bir süre dahi O’na muhtaç olmamaları düşünülemez. "O, her gün bir iştedir.” Fakiri zenginleştirir, kalbi kırık olanın gönlünü yapar, kimilerine verir, kimilerine vermez, öldürür, diriltir, alçaltır, yükseltir. Kimi işleri yapması başka işlerle uğraşmasına engel değildir. Dileklerin çokluğu O’nu şaşırtmaz. Israr edenlerin ısrarları, dilekte bulunanların dileklerinin fazlalığı O’nu usandırmaz. Bağışları yerde ve göklerde bulunanların hepsini kuşatan, pek çok bağış ve kerem sahibi olan Allah’ın şanı ne yücedir! O’nun lütfu her an ve tüm zamanlarda, bütün mahlukatı tamamı ile kapsamıştır. İsyankârların isyanı, kendisini tanımayan ve lütfunu bilmeyen cahil muhtaçların O’na ihtiyaçları yokmuş gibi davranmaları, bağış ve ihsanını engellemeyen Allah ne yücedir! Yüce Allah’ın “O, her gün bir iştedir” diyerek haber verdiği bütün bu hususlar, ezelde belirleyip hükme bağladığı bütün takdir ve tedbirlerini ifade eder. Yüce Allah, bunları hikmetinin gerektirdiği zamanları geldikçe gerçekleştirip yürürlüğe koyar. Bunlar, emir ve yasaklardan oluşan dinî hükümleri de bu dünya yurdunda kaldıkları sürece kullarına uyguladığı kaderî hükümleri de kapsar. Nihayet bütün varlıklar son bulup Allah kendilerini yok ettikten ve ceza (amellerinin karşılığına dair) hükümleri uygulamayı dileyip adaletini, lütfunu ve ihsanının çokluğunu kendisi ile tanıyacakları ve O’nu tevhid edecekleri şekilde göstermeyi murat edeceği vakit, bütün mükellefleri imtihan yurdundan ebedi hayatta kalınacak yurda taşıyacaktır. İşte o vakit de bu (cezâi) hükümlerinin uygulanma sırası gelmiş olacaktır. İşte bir sonraki ayetten kasıt da budur: