Adh-Dhaariyat
این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همانگونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز دادههای QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه میدارد. اطلاعات ثبتشدهٔ QUL نمیگوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی میکند، و برای متن مجوزی بیان نمیکند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیههایی آمده که دربارهٔ آنها توضیح میدهد و این آیهها متن قرآن از Tanzil است، همانگونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.
متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشتهشده در 2026-10-21
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٍ ۵۴ وَذَكِّرْ فَإِنَّ ٱلذِّكْرَىٰ تَنفَعُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۵۵
54- O halde onlara aldırma. Zira sen kınanacak değilsin. 55- Bununla beraber hatırlatıp öğüt ver. Çünkü öğüt, mü’minlere fayda verir.
54. Yüce Allah, Rasûlüne yüz çevirip yalanlayanlardan yüz çevirmesini emrederek şöyle buyurmaktadır:“O halde onlara aldırma.” Onlara aldırma, onları sorgulamaya kalkışma, sen işine bak. “Zira sen” onların günahlarından ötürü “kınanacak değilsin.” Sana düşen tebliğdir, sen sana verilen görevi eksiksiz yerine getirdin ve Allah’ın sana vermiş olduğu risaleti tebliğ ettin.
55. “Bununla beraber hatırlatıp öğüt ver. Çünkü öğüt, mü’minlere fayda verir.” Hatırlatma, iki türlüdür: Bunların biri fıtrat ve akıl ile tafsilatı değil de genel çerçevesi bilinen hususları hatırlatmaktır. Zira Yüce Allah, akıllara fıtrî olarak hayrı sevmeyi, onu tercih etmeyi, kötülükten tiksinip ona rağbet etmemeyi yerleştirmiştir ki şer’î hükümleri de buna uygundur. Buna göre şeriatteki her bir emir ve yasak, bu tür hatırlatma kabilindendir. Hatırlatmanın tamamlanması ise emrolunan bir husustaki hayır, güzellik ve maslahatların zikredilmesi, yasaklanan husustaki zararların da dile getirilmesidir. Hatırlatmanın ikinci türüne gelince bu da mü’minler tarafından bilinen ancak gaflet dolayısı ile unutulan hususları hatırlatmaktır. Bu, hatırlatılır ve tekrar tekrar dile getirilir. Böylelikle bunun kalplerine yerleşmesi, uyanık olmaları ve bu hatırlatılan hususlar gereğince amel etmeleri, onlardan faydalanmaları ve yükselmeleri için gayretli ve şevkli olmaları sağlanır. Yüce Allah hatırlatmanın mü’minlere faydalı olacağını bildirmektedir. Çünkü onların sahip bulundukları iman, Allah korkusu, Allah’a yöneliş, Allah’ı razı edecek şeylere uyma, bu hatırlatmanın faydalı olmasını ve verilen öğütlerin onları etkilemesini gerektirir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“O halde eğer öğüt fayda verirse sen de öğüt ver. Korkan kimse öğüt alacaktır, oldukça bahtsız olan kimse ise ondan kaçacaktır.”(el-A’lâ, 87/9-11) İman sahibi olmayan, yapılan öğütleri kabul istidadını taşımayan kimseye ise hatırlatmanın ve öğüt vermenin bir faydası yoktur. Böyleleri yağan yağmurdan hiçbir fayda sağlamayan kıraç arazi gibidirler. Bu gibi kimseler, her türlü ayet ve mucize kendilerine gelecek olsa dahi can yakıcı azabı görmedikçe iman etmezler.