پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Maaida
سورهٔ ۵

Al-Maaida

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیهٔ ۱۱

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ هَمَّ قَوْمٌ أَن يَبْسُطُوٓا۟ إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنكُمْ ۖ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ ۱۱

11- Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size ellerini uzatmak istemişti de onların ellerini sizden geri çekmişti. Allah’tan korkup sakının. Mü’minler, ancak Allah’a tevekkül etsinler.

11. Yüce Allah mü’minlere büyük nimetlerini hatırlatmakta ve bu nimetleri hem kalpleri ile hem de dilleri ile anmaya teşvik etmektedir. Onlar, düşmanlarını öldürmüş olmayı, mallarını ve ülkelerini almayı, onları esir etmeyi bir nimet olarak değerlendirdikleri gibi aynı şekilde Allah'ın, düşmanların onlara uzanan ellerini tutmasını, hile ve tuzaklarını başlarına geçirmesini de Allah’ın üzerlerindeki bir nimeti olarak saymalıdırlar. Çünkü düşmanlar bir iş yapmak ister, bunu yapabileceklerini zannederler de mü’minlere yapmak istedilerini gerçekleştiremezlerse işte bu, Allah’ın mü’min kullarına bir yardımıdır. Mü’minlerin bundan dolayı Allah’a şükretmeleri, O’na ibadet etmeleri ve O’nu anmaları gerekir. Bu ise kâfir, münafık ve haddi aşan herhangi bir kimsenin mü’minlere bir kötülük yapmak isteyip de Allah’ın onun müslümanlara vermek istediği kötülüğü alıkoyması şeklindeki bütün halleri kapsar ve bütün bu haller bu âyetin kapsamına girer. Daha sonra Yüce Allah hem düşmanlarına karşı zafer kazanmak için hem de diğer bütün hallerinde kendisi ile Allah’ın yardımını isteyebilecekleri bir hususu emrederek:“Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler” buyurmaktadır. Yani dini ve dünyevi maslahatlarını elde etmekte O’na güvenmelidirler. Kendi güç ve imkânlarından uzaklaşarak, arzu ettikleri şeyleri ele geçirmek için Yüce Allah’a dayanmalıdırlar. Kulun tevvekkülü imanı ile orantılıdır. Tevekkül ise kalbin, ittifakla kabul edilmiş görevleri arasında yer alır.