پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Ahqaf
سورهٔ ۴۶

Al-Ahqaf

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیه‌های ۲۷–۲۸

وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُم مِّنَ ٱلْقُرَىٰ وَصَرَّفْنَا ٱلْـَٔايَـٰتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ ۲۷ فَلَوْلَا نَصَرَهُمُ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ قُرْبَانًا ءَالِهَةًۢ ۖ بَلْ ضَلُّوا۟ عَنْهُمْ ۚ وَذَٰلِكَ إِفْكُهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ ۲۸

27- Andolsun ki (ey Mekkeliler) etrafınızda bulunan ülkeleri helâk ettik. Onlara belki dönerler diye âyetleri çeşitli şekillerde açıklamıştık. 28- Allah’ın yanı sıra (kendilerini O’na) yaklaştırsınlar diye edindikleri ilâhlar, onlara yardım etseydi ya? Aksine o ilâhları onları (yüz üstü) bırakıp kayboldular. Zaten bu, onların yalanları ve kendi uydurdukları bir şeydir.

27. Yüce Allah, Arap müşriklerinin ve diğerlerinin yaşadıkları yerlere yakın bölgelerde yaşamış yalanlayıcı ümmetleri helâk etmiş olduğunu bildirerek onları tehdit etmektedir. Hatta Âd, Semûd ve benzeri pek çok kavim, Arap Yarımadası’nda yaşamışlardı. Allah da bunlara âyetlerini bütün yönleriyle ve çeşitli şekillerde açıklamıştı ki “belki dönerler” sürdürdükleri küfür ve yalanlamadan vazgeçerler “diye.” İman etmemeleri üzerine Yüce Allah, onları aziz ve muktedir olanın azapla yakalaması gibi yakaladı. Allah’tan başka tapındıkları uydurma ilâhlarının da onlara hiçbir faydası da olmadı: 28. “Allah’ın yanı sıra (kendilerini O’na) yaklaştırsınlar diye” yani faydalarını görmek umuduyla tapındıkları ve yakınlaşmak amacıyla amellerde bulundukları “ilâhlar, onlara yardım etseydi ya?”“Aksine o ilâhları onları (yüz üstü) bırakıp kayboldular.” Onların dualarına cevap veremediler, onların azaplarını da geri çeviremediler. “Zaten bu, onların yalanları ve kendi uydurdukları bir şeydir.” Çünkü onlar, hak üzere olduklarına ve amellerinin kendilerine fayda sağlayacağına dair boş yere ümitlerde bulunuyorlardı. Bunların hepsi yok olup gitmiş, batıl olduğu ortaya çıkmıştır.