پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Ahzaab
سورهٔ ۳۳

Al-Ahzaab

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیهٔ ۶۹

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ ءَاذَوْا۟ مُوسَىٰ فَبَرَّأَهُ ٱللَّهُ مِمَّا قَالُوا۟ ۚ وَكَانَ عِندَ ٱللَّهِ وَجِيهًا ۶۹

69- Ey iman edenler! Mûsâ’ya eziyet edenler gibi olmayın. Nitekim Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştır. O, Allah indinde çok itibarlı biri idi.

69. Yüce Allah, mü’min kullarını şerefli, kendilerine karşı çok şefkatli ve merhametli olan rasûlleri Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e eziyet edip incitmekten sakındırmaktadır. Böylelikle onu karşılamaları gereken ikram ve ihtiramın zıddı ile ona karşı tutum takınmasınlar, durumları Allah’ın kelîmi İmran oğlu Mûsâ’ya eziyet veren kimselerin hallerine benzemesin. Allah Mûsâ aleyhisselam’ın, söyledikleri incitici sözlerden uzak olduğunu, bu dedikleri ile ilgisinin olmadığını ortaya çıkarmıştır. Halbuki o, hiç de itham edilecek ve incitilecek bir kimse değildi. Çünkü o, Allah nezdinde oldukça itibarlı, O’na alabildiğine yakınlaştırılmış, peygamberlerin haslarından ve Allah’ın ihlasa erdirilmiş kullarından idi. Mûsâ aleyhisselam’ın sahip olduğu bu üstün faziletler, onları kendisini incitmekten, hoşuna gitmeyecek şekilde ona sataşmaktan alıkoymamıştı. O halde ey mü’minler, sizler bu hususta onlara benzemekten sakınmalısınız. Burada kendisine işaret edilen eziyet şuydu: İsrailoğulları, Mûsâ aleyhisselam’ın ileri derecede hayalı olduğunu, onlara karşı alabildiğine tesettüre riâyet ettiğini gördüklerinde “Bu şekilde onu davranmaya iten tek sebep, onun hayalarının büyük olmasıdır” dediler. Bu yalan haber de aralarında alabildiğine yaygınlaştı. Yüce Allah, onların bu iddialarından Mûsâ’yı temize çıkarmak istedi. Şöyle ki bir seferinde yıkanmak üzere elbisesini bir taşın üzerine koymuştu. Taş elbisesi ile birlikte uzaklaşıp gitti. Mûsâ aleyhisselam da onu arkasından yakalamak üzere koştu. Bu halde İsrailoğulları’nın oturdukları yere kadar varmak zorunda kaldı. Böylece onlar da onun, Allah’ın yarattığı en güzel surette bir kişi olduğunu gördüler[11] ve onun hakkında ortaya attıkları iftira da ortadan kalkmış oldu.