پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Aal-i-Imraan
سورهٔ ۳

Aal-i-Imraan

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیه‌های ۱۰۸–۱۰۹

تِلْكَ ءَايَـٰتُ ٱللَّهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِٱلْحَقِّ ۗ وَمَا ٱللَّهُ يُرِيدُ ظُلْمًا لِّلْعَـٰلَمِينَ ۱۰۸ وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۚ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ ۱۰۹

108- Bunlar Allah’ın âyetleridir ki onları sana hak ile okuyoruz. Allah âlemlere zulmetmek istemez. 109- Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Bütün işler yalnız Allah’a döndürülür.

108. Yüce Allah peygamberine okumuş olduğu âyetlerinden övgü ile söz etmektedir. Bu ayetler hak ve batılı, Allah’ın dostları ile düşmanlarını birbirinden ayırmakta, Allah'ın bir tarafa hazırladığı mükâfaatları, diğerlerine ise hazırladığı cezayı bildirmektedir. Yine Allah, bunları lütuf, adalet ve hikmetinin gerektirdiğini, O’nun kullarına asla zulmetmediğini, amellerinin karşılığını eksik vermeyeceğini yahut da hiçbir kimseye suç yere azap etmeyeceğini yahut da başkasının günahını ona yüklemeyeceğini de haber vermektedir. Şanı Yüce Allah emir vermenin ve şeriat koymanın kendi hak ve yetkisi olduğunu söz konusu ettikten sonra eksiksiz mülkiyet, egemenlik, tasarruf ve saltanatın da yalnız kendisinin olduğunu söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

109. “Bütün işler yalnız Allah’a döndürülür” O da yilik yapanlara iyiliklerinin karşılığını verir, kötülük yapanları da isyanları dolayısı ile cezalandırır. Şanı Yüce Allah, üç türlü hüküm ve tasarrufunu sık sık bir arada söz konusu etmekte ve böylelikle kullarına mutlak hâkimin kendisi olduğunu beyan etmektedir. Buna göre gerek kaderî hükümler, gerek şer’î hükümler, gerekse de cezaî hükümler yalnız O’nundur. O dünyada da âhirette de kulları arasında hüküm verendir. O’nun dışındaki diğer yaratıklar ise haklarında hüküm verilenlerdir. Bunların emretmek adına bir şeye sahip olmaları söz konusu değildir.