Al-Ankaboot
این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همانگونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز دادههای QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه میدارد. اطلاعات ثبتشدهٔ QUL نمیگوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی میکند، و برای متن مجوزی بیان نمیکند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیههایی آمده که دربارهٔ آنها توضیح میدهد و این آیهها متن قرآن از Tanzil است، همانگونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.
متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشتهشده در 2026-10-21
مَن كَانَ يَرْجُوا۟ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَـَٔاتٍ ۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ ۵ وَمَن جَـٰهَدَ فَإِنَّمَا يُجَـٰهِدُ لِنَفْسِهِۦٓ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِىٌّ عَنِ ٱلْعَـٰلَمِينَ ۶
5- Kim Allah’a kavuşmayı ümit ediyorsa (bilsin ki) Allah’ın belirlediği vade muhakkak gelecektir. O, her şeyi işitendir, bilendir. 6- Kim cihad ederse ancak kendi yararına cihad eder. Çünkü Allah'ın hiç kimseye ihtiyacı yoktur.
5. Yani ey Rabbini seven, O’na yakın olmayı, O’na kavuşmayı özleyen, O’nun razı olacağı şeyleri yapmakta elini çabuk tutan kişi! Müjdeler olsun! Sevdiğine kavuşman pek yakındır, o mutlaka gelecektir. Gelecek olan her şey de yakındır. O halde O’na kavuşmak için azığını hazırla ve O’na kavuşacağın ümidi ile O’na doğru yürü! Ancak belli bir iddiada bulunan herkese iddia ettiği şeyler verilmez. Temennilerde bulunan herkese temenni ettiği şeyler bağışlanmaz. Şüphesiz Allah, tüm sesleri işiten ve niyetleri çok iyi bilendir. Bu konuda samimi olanı Yüce Allah umduklarına nail kılar. Yalan söyleyen bir kimseye ise asılsız iddialarının bir faydası olmaz. O, kimin kendi sevgisine mazhar olmaya elverişli olduğunu, kimin de elverişli olmadığını elbette bilir.
6. “Kim” nefsine, şeytanına ve kâfir düşmanına karşı “cihad ederse ancak kendi yararına cihad eder.” Çünkü bunun faydası kendisine gelecektir, bunun kazancını elde edecek olan kendisidir. “Çünkü Allah'ın hiç kimseye ihtiyacı yoktur.” Onlara böyle bir öğüt vermesi, bundan bir fayda sağlamak için değildir. Onlara birtakım şeyleri yasak kılması da onlara karşı cimriliğinden ötürü değildir. Aksine O, verdiği emirlere ve koyduğu yasaklara riâyet etmek için mükellef tuttuğu kimselerin, cihada gerek duyacağını bilir. Çünkü kişinin nefsi tabiatı itibarı ile hayra karşı işi ağırdan alır, şeytanı da kendisini bu emir ve yasaklara riâyet etmekten engeller. Kâfir düşmanı da dinini gereği gibi uygulamasına ve yaşamasına mani olur. Bütün bunlar ise cihadı, mücadeleleri ve çok büyük gayretleri gerekli kılan karşıt unsurlardır.