پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Furqaan
سورهٔ ۲۵

Al-Furqaan

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیه‌های ۴۸–۵۰

وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَرْسَلَ ٱلرِّيَـٰحَ بُشْرًۢا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِهِۦ ۚ وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً طَهُورًا ۴۸ لِّنُحْـِۧىَ بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا وَنُسْقِيَهُۥ مِمَّا خَلَقْنَآ أَنْعَـٰمًا وَأَنَاسِىَّ كَثِيرًا ۴۹ وَلَقَدْ صَرَّفْنَـٰهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُوا۟ فَأَبَىٰٓ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورًا ۵۰

48- Rahmetinin önünde rüzgarları müjde olarak gönderen de O’dur. Biz gökten de tertemiz bir su indirdik. 49- Ki onunla ölü bir beldeye hayat verelim, yarattığımız nice hayvanı ve pek çok insanı da onunla sulayalım diye. 50- Andolsun ki biz bu (gerçeği), düşünüp öğüt alsınlar diye onların arasında türlü şekillerde anlattık. Ama insanların çoğu nankörlükten başka bir yol izlemezler.

48. Yani kullarına rahmet edip de üzerlerine rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak göndermek sûretiyle rızkını bol bol indiren, yalnızca O’dur. Rüzgarların müjdeledikleri rahmet ise yağmurdur. Bu rüzgarlar sayesinde bulutlar yükselir, birbirleriyle kaynaşır ve üst üste yığılır. Rüzgarlar tasarruf yetkisini elinde bulunduranın izniyle bu bulutları aşılar ve yağmur yağdırtırlar. Böylelikle kullar yağmur yağmasından önce müjdesini alırlar ve ansızın yağmura yakalanmamak için gerekli hazırlıklarını yaparlar. “Biz gökten de tertemiz bir su indirdik.” Bu su manevi ve maddi pisliklerden, kirliliklerden temizleyip arındırır. 49. Bu suda Allah’ın bereketlerinden bir bereket vardır. O bu suyu, onunla ölmüş bir beldeyi diriltmek ve böylelikle insanların ve davarların yedikleri türden pek çok bitki ve ağaçları orada bitirmek üzere indirir. “Yarattığımız nice hayvanı ve pek çok insanı da onunla sulayalım diye.” Bu su ile Biz, sizin de davarlarınızın da su ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Rüzgarları müjdeciler olarak gönderip çeşitli etkilere sahip kılan, gökten kullara ve davarlarına bir rızık içeren o tertemiz ve mübarek suyu indiren o yüce zat, kendisine başka hiçbir şey ortak koşulmaksızın tek başına ibadete layık değil midir?

50. Allah gözle görülen, şahit olunan bu kadar ilâhi belgeyi gözler önüne sermiş, bunları kullara tekrar tekrar hatırlatmış, kendisini bilip tanısınlar, şükretsinler ve ansınlar diye tekrar tekrar söz konusu etmiştir. Bununla birlikte “insanların çoğu” ahlâklarının ve tabiatlarının bozukluğu dolayısı ile “nankörlükte başka bir yol izlemezler.”