پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Yusuf
سورهٔ ۱۲

Yusuf

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیه‌های ۸۴–۸۶

وَتَوَلَّىٰ عَنْهُمْ وَقَالَ يَـٰٓأَسَفَىٰ عَلَىٰ يُوسُفَ وَٱبْيَضَّتْ عَيْنَاهُ مِنَ ٱلْحُزْنِ فَهُوَ كَظِيمٌ ۸۴ قَالُوا۟ تَٱللَّهِ تَفْتَؤُا۟ تَذْكُرُ يُوسُفَ حَتَّىٰ تَكُونَ حَرَضًا أَوْ تَكُونَ مِنَ ٱلْهَـٰلِكِينَ ۸۵ قَالَ إِنَّمَآ أَشْكُوا۟ بَثِّى وَحُزْنِىٓ إِلَى ٱللَّهِ وَأَعْلَمُ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ ۸۶

84- Onlardan yüz çevirdi ve:“Âh Yusuf’um âh!” dedi. Kederinden gözlerine perde indi. Ancak hüznünü açıklamayıp içinde saklıyordu. 85- Dediler ki:“Hâlâ Yusuf’u anıp duruyorsun, Allah’a andolsun ki sonunda ya kederinden hastalanıp eriyeceksin yahut da ölüp gideceksin.” 86- “Ben, keder ve hüznümü ancak Allah’a şikayet ederim. Ve ben, Allah tarafından (gelen vahiyle) sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim” dedi.

84. “Onlardan yüz çevirdi.” Yani oğulları ona bu haberi verdikten sonra Yakub aleyhisselam onlardan yüz çevirip bir kenara çekildi. Üzüntü ve kederi katmerleşti. Kalbindeki kederden dolayı da gözlerine perde indi. Çünkü kalbindeki keder dolayısı ile çokça ağlıyordu. Nihâyet gözlerine bundan dolayı ak düşmüştü. “Ancak hüznünü açıklamayıp içinde saklıyordu.” Yani kalbi oldukça ileri derecedeki kederle dolup taşıyordu. “Âh Yusuf’um âh!, dedi.” Yani onun eskiden beri saklı bulunan üzüntüsü, kederi, kalbinden ayrılmayan özlemi bir daha ortaya çıktı. Birincisine göre nispeten hafif olan bu musibet, ona birincisini hatırlattı. Oğulları ise durumundan hayrete düşerek şöyle dediler:

85. “Hâlâ Yusuf’u anıp duruyorsun.” Her halinde Yusuf’u anmaya devam ediyorsun. “Allah’a andolsun ki sonunda ya kederinden hastalanıp eriyeceksin” artık hareket edemeyecek, konuşmaya dahi gücün kalmayacaktır “yahut da ölüp gideceksin.” Yani sen onu anma imkanın olduğu sürece onu anmaktan geri durmayacaksın.

86. Yakub onlara:“Ben keder ve hüznümü ancak Allah’a şikayet ederim.” Kalbimdeki kederi de ona dair söyleyeceğimi de ancak Allah'a açarım. Allah’tan başkasına da hiçbir şey söylemeyeceğim; ne size ne de sizin dışınızdaki herhangi bir insana. Siz istediğinizi söyleyin. “Ve ben, Allah tarafından (gelen vahiyle) sizin bilmediğiniz şeyleri” oğullarımı bana geri gtireceğini ve onlarla biraraya gelmekle gözümün aydın olacağını “bilirim, dedi.”