Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-An'aam
Sūrah 6

Al-An'aam

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verse 120

وَذَرُوا۟ ظَـٰهِرَ ٱلْإِثْمِ وَبَاطِنَهُۥٓ ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْسِبُونَ ٱلْإِثْمَ سَيُجْزَوْنَ بِمَا كَانُوا۟ يَقْتَرِفُونَ 120

120- Günahın açığını da gizlisini de terk edin. Çünkü günah kazananlar, işlemekte oldukları yüzünden cezalandırılacaklardır.

120. Günahtan kasıt, kulu günaha düşüren yani Allah’ın ve kullarının hakları ile ilgili kişiyi vebal altına sokan bütün isyanlardır. Allah kullarına gizlisi ile açığı ile günahın her türlüsünü işlemeyi yasaklamıştır. Yani günahın ister beden ve azalarla ilgili olanı olsun isterse de kalple ilgili olanları olsun, gizli ve açık bütün türlerini yasaklamıştır. Kulun gizli ve açık isyanları terk etmesi ise ancak bunları gereği gibi bilmesi ve bunlar hakkında gerekli araştırmayı yapması ile mümkün olur. Öyleyse bunlar hakkında gerekli bilginin edinilmesi, kalp ve beden isyanlarının tanınıp bilinmesi, her bir mükellef için farz-ı ayndır. İnsanların birçoğu ise pek çok günahı bilmemektedir. Özellikle de kibir, kendini ve yaptıklarını beğenmek, riya ve buna benzer kalbî günahlar gözden uzak kalabilmektedir. Hatta bunların pek çoğu bir kişide bulunduğu olur da o, bunun farkına bile varamaz. Bunun sebebi ise ilimden yüz çevirmek ve basiret sahibi olmamaktır. Daha sonra Yüce Allah, gizli ve açık günah kazanıp duranların bu kazanmalarına ve günahlarının miktarına göre -az ya da çok- ceza göreceklerini ve bu cezanın âhirette söz konusu olacağını haber vermektedir. Bazen bu ceza dünyada da olabilir. Kul dünyada ceza görebilir ve bu da günahlarının hafifletilmesine sebep teşkil eder.