Al-Muminoon
This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.
Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21
أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ خَرْجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌ ۖ وَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ 72
72- Yoksa onlardan (davetine karşılık) ücret mi istiyorsun!? Rabbinin vereceği ücret/mükafat daha hayırlıdır ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
72. “Yoksa onlardan (davetine karşılık) ücret mi istiyorsun!?” ey Muhammed! Onların sana uymalarını engelleyen nedir!? Sen, onlardan çağrını kabul etmeleri karşılığında bir ücret istedin de onlar da “borçtan dolayı ağır bir yük altına mı girmişler?!”(et-Tur, 52/40) Sana uydukları takdirde onlardan alacağın ücret ve vergi dolayısı ile ağır yükümlülükler altına girecekler de o yüzden mi iman etmiyorlar! Hayır, durum hiç de öyle değil! Çünkü “Rabbinin vereceği ücret/mükafat daha hayırlıdır ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” Bu, geçmiş peygamberlerin ümmetlerine söyledikleri şu sözleri andırmaktadır:“Ey kavmim, buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi vermek ancak Allah’a aittir.”(Hud, 11/29) Yani peygamberler insanları ellerindeki mallara tamah ederek davet etmezler. Onları, sadece insanların iyiliklerini istedikleri için, menfaatlerine olan şeyleri gerçekleştirmek için davet ederler. Hatta peygamberler, insanların iyiliklerini bizzat kendilerinden daha çok istemişlerdir. Yüce Allah, ümmetlerine karşı bu iyilikleri dolayısı ile onları en hayırlı şekli ile mükâfatlandırsın. Bizlere de bütün hallerde onlara uymayı lütuf ve ihsan eylesin.