An-Nahl
This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.
Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21
وَٱللَّهُ أَخْرَجَكُم مِّنۢ بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـًٔا وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَـٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ 78
78- Allah, sizi analarınızın karınlarından öyle bir halde çıkardı ki hiçbir şey bilmiyordunuz. O, şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve gönüller verdi.
78. Yani bunca nimetleri tek başına ihsan eden O’dur. O, “sizi analarınızın karınlarından öyle bir halde çıkardı ki hiçbir şey bilmiyordunuz” ve hiçbir şeye güç yetiremiyordunuz. Sonra O, “şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve gönüller verdi.” Allah bu üç organı şerefleri ve üstünlükleri dolayısıyla özellikle zikretmiştir. Çünkü bunlar, bütün bilgilerin kapısıdır. Kula bilgi namına ulaşan her şey, ancak bu üç kapıdan birisi yoluyla ulaşır. Yoksa diğer organları da açık ve gizli bütün güçleri de insanlara ihsan eden, insanın bünyesinde bunları herkeste kendisi için takdir edilen duruma ulaşıncaya kadar peyderpey geliştiren O’dur. Yüce Allah, insanlara bu organları kendisine itaat uğrunda kullanmak suretiyle şükretsinler diye ihsan etmiştir. Bunlar, onları itaat dışında kullanan kimsenin aleyhine delil olurlar ve böyle bir kimse, nimete en çirkin şekliyle karşılık vermiş olur.