Ibrahim
This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.
Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21
يُثَبِّتُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱلْقَوْلِ ٱلثَّابِتِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ وَيُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلظَّـٰلِمِينَ ۚ وَيَفْعَلُ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ 27
27- Allah iman edenlere dünya hayatında da âhirette de sağlam sözle sebat verir. Allah zulmedenleri de saptırır. Allah ne dilerse yapar.
27. Yüce Allah mü’minleri, yani azaların amellerini gerektiren ve onları meyve olarak veren tam bir kalbî imanı gerçekleştiren kullarına sebat vereceğini bildirmektedir. Bu da onları “dünya hayatında” şüphelerin yoğunlaştığı zamanlarda yakîne iletmesi, şehevi arzuların ortaya çıkması halinde de Allah’ın sevdiği şeyleri, nefsin arzu ve isteklerine öncelemeye dair kesin ve kararlı bir irade vermesi suretiyle olur. “Âhirette de” ölüm esnasında İslâm dini üzere, güzel bir akıbet ile can vermelerini, kabirde de meleklerin soru sorması sırasında doğru cevap vermelerini sağlamak suertiyle sebat verir. Böylece melekler, ölüye: Rabbin kim?, Dinin ne?, Peygamberin kim? diye sorduklarında[37] mü’min: “Rabbim Allah, dinim İslâm, peygamberim de Muhammeddir” der. “Allah zulmedenleri” dünyada da âhirette de doğruya isabet ettirmemek sureti ile “saptırır. Allah ne dilerse yapar.” Allah onlara zulmetmez; fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdir. Bu âyet-i kerimede kabir sualine, azap ve nimetine dair delil vardır. Nitekim kabir azabı, bu azabın nitelikleri, kabrin nimeti ve sualine dair Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den de tevâtür derecesine ulaşan naslar gelmiştir.