Skip to content
Tafsir As-Saadi - Turkish · Yunus
Sūrah 10

Yunus

This is a tafsīr in a language other than Arabic as the Quranic Universal Library (QUL, by Tarteel) has it, taken through the open copy of QUL’s data that spa5k/tafsir_api keeps. QUL’s record does not say who wrote or translated it or which printed edition it follows, and states no licence for the text, so the right to show it is not verified. Nobody has compared it with a printed book, and no scholar has reviewed it. Each passage stands beside the verses it comments on, which are the Qur’ān text of Tanzil, shown as it is there. Sabīl did not write or translate any of it.

Text fromQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITtaken 2026-10-21

Verses 108–109

قُلْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ ۖ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا ۖ وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِوَكِيلٍ 108 وَٱتَّبِعْ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ وَٱصْبِرْ حَتَّىٰ يَحْكُمَ ٱللَّهُ ۚ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْحَـٰكِمِينَ 109

108- De ki:“Ey insanlar! Şüphe yok ki size Rabbinizden hak gelmiştir. Artık kim hidâyet bulursa o, ancak kendi yararına hidâyet bulmuş olur. Kim de saparsa yalnız kendi zararına sapmış olur. Ben başınıza bekçi değilim.” 109- Sen, sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret! O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.

108. Yani ey Peygamber! Bu kesin delil açıkça ortaya çıktığına göre “de ki: Ey insanlar! Şüphe yok ki size Rabbinizden hak gelmiştir.” Hakkında şüphenin hiçbir şekilde söz konusu olmayacağı ve kat’i delillerle desteklenen o doğru haber size ulaşmış bulunuyor ki o, size Rabbinizden gelmiştir. O’nun rubûbiyetinin en büyük tecellisi de size bu Kur’an-ı Kerim’i indirmiş olmasıdır. Bu Kur’an’da her şeye dair açıklamalar vardır. Bunda türlü ilâhi hükümler ve ilâhi istekler, O’nun razı olacağı güzel ahlak vardır. Bu ise sizin için en büyük bir terbiye ve O’nun size büyük bir lütuf ve ihsanıdır. Artık sizin için doğru eğriden açıkça ayrılmıştır ve hiç kimse için herhangi bir şüphe kalmamıştır. “Artık kim” Yüce Allah’ın gönderdiği hakkı bilip gereği gibi kavrar ve onu başkasına tercih etmek sureti ile “hidâyet bulursa o, ancak kendi yararına hidâyet bulmuş olur.” Yoksa Yüce Allah’ın kullarına ihtiyacı yoktur. Onların amellerinin faydası kendilerinedir. “Kim de” hakkı bilmekten yahut da gereğince amel etmekten yüz çevirmek sureti ile hidâyetten “saparsa yalnız kendi zararına sapmış olur.” Allah’a en ufak bir zararı olmaz. Kendisinden başka bir kimseye de zararı olmaz. “Ben başınıza bekçi değilim.” Amellerinizi tespit edip onlardan dolayı sizi hesaba çekecek olan ben değilim. Ben, sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım. Üzerinizde gözcü Yüce Allah’tır. O bakımdan size mühlet verilen bu süre zarfında siz lehinize olacak şeylere bakın!

109. Ey Peygamber! “Sen sana vahyolunana” ilim ile, amel ile, halin ile ve ona davet etmek sureti ile “uy ve Allah” seninle seni yalanlayanlar arasında “hükmünü verinceye kadar” buna “sabret!” İşte bu, sabır türlerinin en üstünüdür. Bunun sonucu da övülmeye değerdir. O halde gevşeme ve usanma. Aksine bu halin üzere devam et ve sebat göster. “O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.” Çünkü O’nun hükmü tam adalettir. Övülmeye layık, gerçek adaleti ihtiva eder. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de Rabbinin verdiği bu emre riâyet etmiş, Allah dinini diğer dinlere üstün kılıncaya, düşmanlarına karşı onu delil ve belge ile muzaffer kılmasından sonra kılıçla ve silahla da muzaffer kılıncaya kadar dosdoğru yol üzerinde sebat göstermiştir. Yüce Allah’a celâline, azametine, kemaline ve geniş ihsanına yakışır şekilde güzel hamdler ve senalar olsun.

Yûnus Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.

***