انتقل إلى المحتوى
Tafsir As-Saadi - Turkish · الأعراف
السورة ٧

الأعراف

هذا تفسير بلغة غير العربية كما هو في Quranic Universal Library (واختصارها QUL، من Tarteel)، مأخوذًا من النسخة المفتوحة لبيانات QUL التي يحتفظ بها spa5k/tafsir_api. لا يذكر سجلّ QUL من كتبه أو ترجمه ولا أي طبعة مطبوعة يتبعها، ولا يذكر ترخيصًا للنص، ولذلك لم يُتحقق من حق عرضه. لم يقارنه أحد بكتاب مطبوع، ولم يراجعه أحد من العلماء. يقف كل مقطع بجانب الآيات التي يعلّق عليها، وهي نص القرآن من Tanzil كما هو عنده. لم يكتب سبيل شيئًا منه ولم يترجمه.

النص منQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITأُخذ في 2026-10-21

الآية ٣٤

وَلِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٌ ۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً ۖ وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ ٣٤

34- Her ümmetin bir eceli vardır. O ecelleri gelince onu ne bir an geri bırakabilirler ne de ileri alabilirler.

34. Yani Yüce Allah, Ademoğullarını yeryüzüne çıkarmış, orada yerleştirmiş ve orada onlara belli bir vade tespit etmiştir. Bu ümmetlerden herhangi birisinin tayin edilmiş vaktinden öne geçmesi de sonraya kalması da mümkün değildir. Genel olarak bütün ümmetler için de bu ümmetlerin her bir ferdi için de bu, böyledir.