الجمعة
هذا تفسير بلغة غير العربية كما هو في Quranic Universal Library (واختصارها QUL، من Tarteel)، مأخوذًا من النسخة المفتوحة لبيانات QUL التي يحتفظ بها spa5k/tafsir_api. لا يذكر سجلّ QUL من كتبه أو ترجمه ولا أي طبعة مطبوعة يتبعها، ولا يذكر ترخيصًا للنص، ولذلك لم يُتحقق من حق عرضه. لم يقارنه أحد بكتاب مطبوع، ولم يراجعه أحد من العلماء. يقف كل مقطع بجانب الآيات التي يعلّق عليها، وهي نص القرآن من Tanzil كما هو عنده. لم يكتب سبيل شيئًا منه ولم يترجمه.
النص منQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITأُخذ في 2026-10-21
يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ٱلْمَلِكِ ٱلْقُدُّوسِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ ١
1- Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Melik, Kuddûs, Azîz ve Hakîm olan Allah’ı tesbih eder.
(Medine’de inmiştir. 11 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1. Yani göklerde ve yerde bulunan her şey, Allah’ı tesbih etmekte, emrine boyun eğmekte, O’nu ilâh tanıyarak O’na ibadet etmektedir. Çünkü O, ulvi ve süfli âlemlerin mutlak sahibi ve egemeni olan, mülkü kemâl derecesinde olan Meliktir. Hepsi O’nun mülküdürler. O’nun iradesi ve tasarrufu altındadırlar. O, “Kuddûs” Ta’zim olunan, her türlü afet ve eksiklikten münezzeh olandır; “Azîz” her şeye boyun eğdirendir; “Hakîm” yaratması ve emirleri sonsuz hikmetler ihtiva edendir. İşte bütün bu yüce sıfatlar hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca Yüce Allah’a ibadet etmeye çağırmaktadır.