انتقل إلى المحتوى
Tafsir As-Saadi - Turkish · الأنعام
السورة ٦

الأنعام

هذا تفسير بلغة غير العربية كما هو في Quranic Universal Library (واختصارها QUL، من Tarteel)، مأخوذًا من النسخة المفتوحة لبيانات QUL التي يحتفظ بها spa5k/tafsir_api. لا يذكر سجلّ QUL من كتبه أو ترجمه ولا أي طبعة مطبوعة يتبعها، ولا يذكر ترخيصًا للنص، ولذلك لم يُتحقق من حق عرضه. لم يقارنه أحد بكتاب مطبوع، ولم يراجعه أحد من العلماء. يقف كل مقطع بجانب الآيات التي يعلّق عليها، وهي نص القرآن من Tanzil كما هو عنده. لم يكتب سبيل شيئًا منه ولم يترجمه.

النص منQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITأُخذ في 2026-10-21

الآية ١٥٠

قُلْ هَلُمَّ شُهَدَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ يَشْهَدُونَ أَنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَ هَـٰذَا ۖ فَإِن شَهِدُوا۟ فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْ ۚ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا وَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ ١٥٠

150- De ki:“Haydi, Allah bunu haram kıldığına dair şahitlik edecek şahitlerinizi getirin.” Eğer şahitlik ederlerse sen onlarla beraber şahitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların, âhirete iman etmeyenlerin ve Rab’lerine (başkalarını) denk tutanların hevâlarına uyma.

150. Yani Allah’ın helâl kıldığını haram kılan ve bu haram kılmayı da Allah’a nispet eden kimselere de ki:“Haydi, Allah bunu haram kıldığına dair şahitlik edecek şahitlerinizi getirin.” Onlara böyle bir söz söylenecek olursa onlar şu iki şık arasında kalırlar: Ya buna şahitlik edebilecek herhangi bir kimseyi getiremeyeceklerdir -ki o takdirde iddiaları boş çıkacak, şahidi ve delili olmayan bir iddia haline gelecektir- yahut da bu konuda lehlerine şahitlik edecek birilerini getireceklerdir. Ancak böyle bir şeye oldukça yalancı ve iftiracı, şahitliği makbul olmayan kimselerden başkasının şahitlik etmesine imkân yoktur. Zira böyle bir şeye adalet sahibi dürüst kimselerin şahitlik etmesi mümkün değildir. Bundan dolayı Yüce Allah peygamberine ve ona tâbi olanlara bu hususta şahitliği yasaklamaktadır:“Eğer şahitlik ederlerse sen onlarla beraber şahitlik etme.”“Âyetlerimizi yalanlayanların, âhirete iman etmeyenlerin ve Rab’lerine (başkalarını) denk tutanların” Yani ortak koştukları putları ve diğerlerini O’na eşit tutanların “hevâlarına uyma.” Onlar âhireti inkâr eden, Allah’ı tevhid etmeyen kimseler olduklarından dolayı hevaları da akidelerine uygun olup şirk ile hakkı yalanlamak arasında gidip gelir. Yüce Allah’ın yarattıklarının en hayırlısına bu nitelikteki bir hevâ ve hevese uymasını yasaklaması ve bu gibi kimselerle birlikte aynı şeye şahitlik etmesini men etmesi gâyet uygun düşmektedir. Böylece şu gerçek de ortaya çıkmaktadır: Onların Allah’ın helâl kıldığı şeyleri haram kılmaları bu gibi sapık heva ve heveslerden kaynaklanmaktadır.