انتقل إلى المحتوى
Tafsir As-Saadi - Turkish · النور
السورة ٢٤

النور

هذا تفسير بلغة غير العربية كما هو في Quranic Universal Library (واختصارها QUL، من Tarteel)، مأخوذًا من النسخة المفتوحة لبيانات QUL التي يحتفظ بها spa5k/tafsir_api. لا يذكر سجلّ QUL من كتبه أو ترجمه ولا أي طبعة مطبوعة يتبعها، ولا يذكر ترخيصًا للنص، ولذلك لم يُتحقق من حق عرضه. لم يقارنه أحد بكتاب مطبوع، ولم يراجعه أحد من العلماء. يقف كل مقطع بجانب الآيات التي يعلّق عليها، وهي نص القرآن من Tanzil كما هو عنده. لم يكتب سبيل شيئًا منه ولم يترجمه.

النص منQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITأُخذ في 2026-10-21

الآيات ٥٦–٥٧

وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ ٥٦ لَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ ۚ وَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ ۖ وَلَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ ٥٧

56- Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Rasûle itaat edin ki merhamete kavuşasınız. 57- Sakın kâfirlerin yeryüzünde (Allah’ı) âciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer ateştir. O, ne kötü bir dönüş yeridir!

56. Yüce Allah, namazı rükünleriyle, şartlarıyla, adabıyla, zahiren ve batınen dosdoğru kılmayı, Allah’ın kulların tasarrufuna verdiği mallarının zekâtlarını fakirlere ve zekâtın harcama yerleri olarak Yüce Allah’ın sözünü ettiği diğer yerlere vermelerini emretmektedir. Bu iki emir, itaatlerin en büyükleri, en değerlileridir. Hem Allah’ın hakkını hem de yaratılmışların hakkını bir arada içerirler. Bir taraftan mabuda ihlâs, diğer taraftan kullara ihsan özelliklerini taşımaktadırlar. Daha sonra Yüce Allah, bu ikisine genel bir emri atfetmiştir:“ve Rasûle” emirlerine uyarak ve yasaklarından da uzak durarak “itaat edin” Çünkü “Rasûle itaat eden Allah’a itaat etmiş olur.”(en-Nisa, 4/80)“ki” bunları yerine getirdiğiniz takdirde “merhamete kavuşasınız.” İlâhi rahmete nail olmak isteyenlerin izlemeleri gereken yol işte budur. Namaz kılmaksızın, zekât vermeksizin, Allah rasûlüne itaat etmeksizin rahmete nail olacağını uman bir kimse boş bir temennide bulunmaktadır. Böyle bir kimse, nefsinin gerçekle ilgisi olmayan asılsız temennilerine kanan birisidir.

57. “Sakın kâfirlerin yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakacaklarını sanma!” Dünya hayatında faydalandırıldıkları nimetler seni aldatmasın. Şüphesiz ki Yüce Allah, onlara mühlet verecek olsa dahi, azabı ihmal etmeyecektir. “Biz onları azıcık faydalandırırız. Sonra oldukça ağır bir azaba mahkûm ederiz.”(Lokman, 31/24) Bundan dolayı Yüce Allah burada da: “Onların varacağı yer ateştir. O, ne kötü bir dönüş yeridir!” buyurmaktadır. Yani kâfirlerin dönecekleri yer ne kötüdür! O yerde şer, pişmanlık ve ebedî ceza vardır.