البقرة
هذا تفسير بلغة غير العربية كما هو في Quranic Universal Library (واختصارها QUL، من Tarteel)، مأخوذًا من النسخة المفتوحة لبيانات QUL التي يحتفظ بها spa5k/tafsir_api. لا يذكر سجلّ QUL من كتبه أو ترجمه ولا أي طبعة مطبوعة يتبعها، ولا يذكر ترخيصًا للنص، ولذلك لم يُتحقق من حق عرضه. لم يقارنه أحد بكتاب مطبوع، ولم يراجعه أحد من العلماء. يقف كل مقطع بجانب الآيات التي يعلّق عليها، وهي نص القرآن من Tanzil كما هو عنده. لم يكتب سبيل شيئًا منه ولم يترجمه.
النص منQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITأُخذ في 2026-10-21
سَلْ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ كَمْ ءَاتَيْنَـٰهُم مِّنْ ءَايَةٍۭ بَيِّنَةٍ ۗ وَمَن يُبَدِّلْ نِعْمَةَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ ٢١١
211- Sor İsrailoğullarına ki biz onlara nice açık âyetler/mucizeler verdik. Her kim Allah’ın nimetini kendine geldikten sonra değiştirirse şüphesiz Allah'ın cezası pek şiddetlidir.
211. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Sor İsrailoğullarına ki biz onlara” hakka ve peygamberlerin doğruluğuna delil olan “nice açık âyetler/mucizelere verdik.” Onlar da bu âyetlerin doğruluğuna kesin olarak inandılar ve bildiler ama bu nimetin şükrünü yerine getirmediler. Oysa bu nimetlerin şükrünün yerine getirilmesi gerekirdi. Şükredecek yerde nankörlük ettiler ve Allah’ın nimetini nankörlükle değiştirdiler. Bundan dolayı Yüce Allah’ın üzerlerine cezasını indirmesini ve mükâfattan onları mahrum etmesini hak ettiler. Allah nimete karşı nankörlüğü nimetin değiştirilmesi olarak nitelendirmektedir. Çünkü Allah herhangi bir kimseye dini ya da dünyevi bir nimet verip de o buna şükretmeyecek, onun gereklerini yerine getirmeyecek olursa o nimet ondan uzaklaşıp gider. Nankörlük ve masiyetler dolayısıyla da o nimetler değişir, böylece nimetin yerini nankörlük alır. Yüce Allah’a şükredip nimetin hakkını yerine getirmeye çalışan kimsenin ise nimeti kalıcı olup devam eder. Hatta Allah o nimetini artırır.